TurkiyeForumu.net » Islam ve ilim islam medeniyetinde akli ilimlerintarihi ve esaslari ciltli

Islam ve ilim islam medeniyetinde akli ilimlerintarihi ve esaslari ciltli




Yakinda: The Making of Star Wars



Her yeni Star Wars filmiyle birlikte, filmin yapim asamasi ve kamera arkasini anlatan bir kitap cikmistir. Ancak bu durumun ilginc bir istisnasi var. O da 1977'de gosterime giren ve efsaneyi baslatan ilk film.Tahmin edebileceginiz gibi, film ilk olarak gosterime girdiginde boylesine buyuk bir basari yakalayacagini kimse dusunmuyordu. Dolayisiyla, boyle bir "making of..." kitabi yapma plani hic yapilmamisti. Daha sonra 5. ve 6. bolumler ile yeni ucleme filmleri icin bu tip kitaplar cikti. Iste simdi Lucasfilm ve Del Rey yayincilik bu ihmallerini 24 Nisan 2007'de yayinlayacaklari The Making of Star Wars: The Definitive Story Behind the Original Film adli kitapla duzeltiyorlar. Kitabin iceriginde Lucasfilm arsivlerinden daha once hic gun yuzu gormemis fotograflar, George Lucas'la henuz film vizyona bile girmeden yapilmis bir roportaj ve daha bir yigin materyal bulunuyor.Kitap hem kagit kapakli (324 sayfa), hem de ciltli (372 sayfa) formatta yayinlanacak. Farkedildigi gibi, ciltli versiyonda ekstra materyallerin yer alacagi 48 bonus sayfa var.Boylece Star Wars referans kitaplari icin onemli bir eksik tamamlanmis oldu.

Devamı...

2035 Dunyasi..



2035 dunyasiIngiltere Savunma Bakanligi,2035 e kadar dunyada meydana gelmesi beklenen 90 sayfalik bir rapor hazirlamis.bu rapora gore 2035 de Dunya;
  • Elektromanyetik donem:Ordular elektromanyetik sinyaller gonderen cihazlar kullanacak ve tum elektronik cihazlar eletriksiz calisacakmis.
  • Marksizm Yeniden Canlanacak: Kuresellesmeyle birlikte siniflar arasindaki ucurum artacakmis
  • HERKESIN BEYNINDE CIP OLACAK: Bilgisayarlarin yerini insanlarin beynine yerlestirilen cipler alacakmis. Insanlar dogrudan internete baglanip bilgiye ulasabileceklermis. Haberlesme de cep telefonuyla degil cipler vasitasiyla olacak.
  • Dunyanin Nufusu 8.5 Milyar: 2035?te dunyanin nufusu 8.5 milyar sinirini asacakmis.
  • Radikallerin Yeni Hedefi Cin: Kuresellesmeyle birlikte global Islami direnis hareketi baslayabilir. Bati ile Islam dunyasi arasindaki catismalarin devam etmesi bekleniyor. Ancak radikal Islamci gruplarin en onemli nedefi Cin olacakmis.

Devamı...

Gunes gozlugu ve Isvicre cakisi birarada



Ne denir ki simdi bunun adina?. "Aslolan gunes gozlugu caki aparat" demek cakiya haksizlik olur. "Gozluk aparat" desek, bu kez de cakinin mantigina aykiri duser. "Hem caki hem gozluk" demek de mumkun tabi ama galiba en iyisi "ne caki ne gozluk" diyerek bu tasarimin ne idugu belirsizligini ortaya koymak.
Ayrica, bu turkiyeforumuoyu hangi akli-evvel kullanir merak etmek.

Devamı...

simdi bu yeni ama eski mi oluyor!




Her dizayn genclere hitap edecek degil ya!... Matthias Pinkert bu sefer sevgili yaslilarimizi dusunmus.
Gittikce akli karismakta olan nine-dedeler icin buyuk bir iyilik yapan Pinkert, bu telefona sadece 4 tus yerlestirmis,ve bunlar sirasiyla "ev, is, oglumcum&sevgili kizim, gps izlemesi.." olarak yerlestirilebiliyor.

Bununlada kalmamis, telefonu yanlislikla buzdolabina tursularin yanina koymasin diye boyunlarina asmak icin bir ip bile ayarlamis:)

Devamı...

oglum jack bauer olsun istiyorum!



sizin jack bauer olmak istediginizi biliyoruz. peki ya oglunuzun da olmasini istiyor musunuz?o zaman ilk degilsiniz. ingiliz anchorman, jack bauer'e olan askini daha nasil yansitabilirim diye dusunmus ve karisinin ikinci cocuklarina hamile oldugunu ogrendiginde, oglunun adini bauer koymak icin baya bir diretmis.neyse ki, akli basinda bir esi varmis ki, izin vermemis, ve anchorman, jack adi ile yetinmek zorunda kalmis. iste, sitede boyle insanlara ihtiyacimiz var. var mi cocuguna nakamura adini koyacak?

Devamı...

chindogu



sudoku, yok yok chindoguturkiyeforumu illa akli basinda, ise yarar, kolay kullanilir olacak diye bir sey yok. turkiyeforumu icin turkiyeforumu diye de bir akim var bu hayatta.
adi da chindogu. kendisi tabii ki bir japon bulusu.wikipedia'ya gore chindogu icatlarina unuseless'da deniyormus, nedeni de aletlerin tamamen ise yarar veya ise yaramaz olmamasiymis.su sayfada kisisel yagmur toplayici, isvicre cakisi tarim aletleri, saci makarnadan koruyan bir nane gibi ilginc ornekler gormek mumkun. surasi chindogu'nun netteki anavatani sayiliyor.Burada da kategorilere gore dizilmis guzel icatlar var.winmaker'in para kaynagini da bulmus olduk bu blogda, japonlar her kurusun hesabini soracak winmaker, duy sesimi.

Devamı...

lost'un kurmaca kitabina gercek yazar



hurley'nin 'the long con' bolumunde musveddesini buldugu, sawyer'in okuyamadan jack'e kaptirdigi (alip yakti) daha once de cikacagini duyurdugumuz bad twins kitabinin gercek yazarinin Lawrence Shames oldugu iddia edilmis. hyperion books tarafindan yayinlamis olan kitabin yazari gary troup (anagrami putagory - araf, yani islam inancina gore cennet ile cehennem arasindaki yer) olarak geciyordu. hyperion'un aciklamasina gore troup kitabi yazip yayinevine teslim etmis, malum ucaga binmis ve hala kayip. kitapta ana karakter paul artisan, clifford widmore diye bilinen kisinin kotu ikizi alexander'i aramakta. widmore soyadi disinda kitapta lost'ta gecen bir cok isme de rastlamak mumkun. listesi burada. daha once de hanso foundation sitesinden bad twin isimli kitabin kurmaca olduguna dair bir duyuru yapmisti.yazar lawrence shames cinayetler uzerine calisan bir gazeteciyken, sucun bol oldugu miami'ye tasinip daha sonra suc ve mizahi birlestiren romanlar yazmaya baslamis. detayli bir ozgecmisine buradan ulasilabilir.
abc henuz bunu resmi olarak dogrulamis ya da bununla ilgili bir aciklama yapmis degil. bu arada 2 sezon boyunca karsilatigimiz edebiyat eserlerinin tam bir listesi.not: daha onceki iddialar ;

Devamı...

It's Always Sunny in Philadelphia: tanitim



cnbc-e It's Always Sunny in Philadelphia'nin 7 bolumluk ilk sezonunu yayinlamisti. dizide 4 arkadas - mac, dee, dennis ve charlie- bir bar isletiyorlardi. dizi keyifli bir konu orgusune ve iyi oyunculara sahipti ancak 7 bolumden sonra devam etmemisti. dizi fx'de 29 haziran'da kaldigi yerden devam edecek.dizinin gec kalmis bir tanitimi:
Rob McElhenny biraz iddiali bir sitcom fikriyle basliyor yazmaya, yonetmeye ve oynamaya. tabu konulari alip alayci ve komik bir sekilde islemek. birileri diziyi basta seinfeld, curb your enthusiasm ve hatta friends ile karsilastirinca da cevabini cekinmeden vermis "biz friends'in panzehiriyiz, bunlardan tamamen farkliyiz." dizi bence de diger sitcomlardan farkli. ayrica cekimleri de cok hos, zaten tek ve hareketli kamerayla cekilmis. philadelphia'da bir irlanda barini isleten bu 3 arkadas mac (Rob McElhenny), charlie (Charlie Day) ve dennis (Glenn Howerton) -dee (Kaitlin Olson) aslinda onlar icin calisiyor sadece, dennis'in kardesi- kendilerini siradan ya da onemli olaylarin icinde komik duruma dusuruyorlar hep. mesela sezon finalinde mac charlie'nin beden ogretmenince cinsel tacize ugramis oldugunu dusunup, 'ayni okuldaydik neden ben de ugramadim ben de guzel bir oglanim' diyerek beden ogretmenine kur yapmisti.
herbiri birbirinden farkli olan karakterlerden charlie biraz sapsal ve asik, mac cogu zaman fazlasiyla irkci ve saldirgan, barmen olan dennis yakisikli ve kendine guveni yerinde, dee iclerinde en akli basinda olan ve tek bayan ama yine bu dortlu bir araya geldiginde islerin cigrindan cikmamasi imkansiz.
eminim bir sure sonra yeni sezon da cnbc-e programina alinacaktir. ama simdilik download etmek gerekecek..

Devamı...

"Mahallenin Delisi" Mirasini Kim(ler) Yiyor?


Cumartesi, saat gece yarisini coktan gecmis.
Istiklal Caddesi'nin girisine konuslanmis Ist Kafe'deyiz.
Tum kafe musterileri, sozlesmis gibi, hep birlikte taze demlenmis cay iciyoruz.Ben, Aktuel Dergisi'nin yeni sayisinda yer alan 'akli basinda adam' Tanil Bora roportajini okuyorum, O da Time Out'un sayfalarina gommus kafasini.Yan masada oturan "iyi giyimli" iki bey de bir sure sonra, neseleri ile dogru orantili olarak artan bir tonda birbirlerine Gaffur & Burran Abi skecleri anlatmaya basliyor.Bana gore, dudaklarin imaji ile dudaktan dokulenler arasi senkronizasyon sifir.Bu adamlar, saat 01:00'e yaklasirken bir kafede oturmus neden birbirlerine Gaffur'u anlatir?
" Ben de Avrupa Yakasi'ni izliyorum ve Gaffur sahnelerinin ardindan
"Yaaaniii...Evet...Komik?...Olabilir" diyorum icimden.Ne tam bir "red" ne de "sahiplenme" benimkisi, her verilenin "muptelasi" olamiyorum cabucak.Ancak pek cok gazete, dergi paslasma yontemi ile Gaffur 'fenomeni'nden bahsediyor.Boylelikle ogreniyoruz ki herkesler birbirine "Beni Sevmiyor musun?" diye soruyor(mus), gencler "Cak!Olumune kanka"lasiliyor(mus), bir yerlerde Cakkidi calindiginda acayip bir dans icra ediliyor(mus), cizgili pijama pek bi'moda olmus...Gercekten tum bu olan biteni anlamak istiyorum;cunku 'cogunluk yaniliyor olamaz' diye dusunuyorum.Avrupa Yakasi'nin Gaffur'u kimdir, nasil biridir:1.Apartman kapicisinin ogludur
2.Psikopattir
3.Evli bir apartman sakinine, asil kiz, asiktir
4.Baska bir apartman sakini ile, Burran Abi, eski tanisiktir
5.Yalniz ve dislanmistir
6.Besinci maddeden dolayi Burran Abi'yi surekli taciz etmektedir ve kendisini sosyallesme araci olarak kullanmaktadir.
7.Tum gun beline kadar cektigi cizgili pijamasi ile dolasmaktir (zannimca 2'inci maddenin etkisidir)
8.En fazla 100 kelime ile hayatini devam ettiren, dunyadaki 7 milyar insandan biridir:'Beni sevmiyor musun', 'Anladin sen onu', 'Beni begenmiyor musun', 'Gidelim Gaffur', 'Bize niye gelmedin' gibi.Anlasildigi uzere kendisi hazmi kolay bir dizi karakteridir;bu da beyaz camin kurallarina cok aykiri degildir zaten.Biraz dusununce Gaffur bana Ahu'nun Meric'ini animsatti aslinda;ondan once de kafasinda bardak paralayan Caner'i, her daim "mahallenin delisi" unvani ile Mehmet Ali Erbil'i...Goruyorsunuz halkimizin akil noksanlarina duydugu sempati yadsinamaz.1980'lerde her mahallenin bir delisi vardi.
Gunduzun bir saati sokagimiza tesrif ettiginde;esnaf, coluk cocuk basina toplanir, yaptigi taskinliklari izlerdik.Bize verecegi bir sey kalmadiginda da onu kizdirir biraz da oyle eylenirdik.Kisacasi 'deli' satar bizim 'mahalle'de; o yuzden Gaffur fenomeni(gorungu) yoktur, Gaffur furyasi(moda) vardir.
Yani yeni moda deli!Diger taraftan mahallenin delisi kulturunden habersiz! bir grup 'iyi giyimli' bey de, Beyaz Turk olmak icin var gucuyle cabalayan Burran Abi'nin yakasina yapisip,onu ait oldugu sinifa cekmeye calisan 'diger' Gaffur'a tebessum ediyordur herhalde...

Devamı...

dizi indirme serisi - 1 - : usenet


Turkiye'de yasayan dizi fanatikleri icin kuskusuz ki en urkutucu durum, Amerika'da yayinlanan biricik dizilerimize bir an once kavusamamak, onlari bir an once izleyemeden turkiyeforumu'ya yazilmis, o dizileri seyretmis "sansli" yazarlarin guzide yazilariyla karsilasmak olmalidir. Bu tahammul edilemez bir durumdur. Diziler yayinlanir yayinlanmaz ilk once bizim sabit disklerimizde yerlerini almalidirlar.Evet. Bunun bir yolu var. Fakat birazcik tuzlu.Usenet'ten bahsediyoruz. Usenet temeli 1979'lara dayanan, temelinde "tartisma platformu" fikri yatan bir ortam. Fakat zaman ve teknoloji ilerledikce, "Binary group"larin yayginlasmasi ile Usenet forumlari adeta bir dosya paylasim ortamina donustu. Gunumuzde bir cok diziyi, filmi, mp3'u, bilgisayar programini ve su anda saymadigimiz sayisiz kategoriye girebilecek dosyayi bir Usenet servis saglayicisina abone olarak hic sira beklemeden, cok yuksek hizlarda bilgisayariniza indirebiliyorsunuz. Simdi, lafi daha fazla uzatmadan Usenet araciligi ile nasil dizi indirilir, ondan bahsedecegim:

Easynews
1) Bir Usenet servis saglayacisina abone oluyoruz. Abonelikler 2 sekilde olabiliyor: Web arayuzu olanlar veya NNTP programi sayesinde download yapabilecekleriniz. Eger "ben NNTP falan bilmiyorum, ugrasamam" diyorsaniz, size Easynews'u oneririm. Easynews ayda 9,99$'a 20GB download hakki veriyor; ayrica kotanizi dolduramazsaniz haklariniz bir sonraki aya aktariliyor. Ayrica mukemmel bir hizmet ile karsi karsiyasiniz. Eger internetiniz ucuyorsa, downloadlariniz da ucacaktir (Bu servis sayesinde 24'un tipik bir bolumunu yaklasik 3,5dk'da indirmek mumkun, tabiki bu ancak turkiye'deki universite kampuslerinde gecerli - simdilik)."Benim NNTP programlari ile ugrasasim var!" diyenlerdenseniz oncelikle Newsleecher programini kurmanizi oneririm. Newsleecher binary usenet icin mukemmel bir cozum. Usenet servis saglayicisi olarak da size onerimiz Newshosting. Newshosting, 9,99$'luk web arayuzlu servisinin yani sira, 14,99$'a SINIRSIZ NNTP download hakki veriyor. Yanlis duymadiniz: Newshosting Unlimited aboneligi ile bir ayda terrabyte'larca download yapabilirsiniz. Zira cok onermiyoruz. Cunku bu durumun akli dengenize negatif bir etkisi olabilir!2) Aradiklarimi nasil bulacagim? Efendim, eger web arayuzu olan bir aboneligine sahip olursaniz, servis saglayicilari size arama motoru imkani sunacaklardir. Fakat Usenet o kadar guzel bir sey ki, bazen ne download edeceginizi bilemeden bir seyler download etmek istediginiz olabiliyor. Bu derde deva olacak bir cozum dusunmusler: Newzbin. Newzbin ile (ayligi 1 Euro) en son "dusen" downloadlari hizlica takip edebilir, o guzel dizilerinizi en kisa zamanda download edebilirsiniz. Eger NNTP cozumlerinden birini kullaniyorsaniz, Newzbin size download etmek istediginiz dosyalarin bir "NZB" dosyasini sagliyor: bu dosyaya 2 kere tiklayarak NNTP programiniz araciligi ile saniyeler icinde downloada baslayabiliyorsunuz.3) Usenet'te download edilen bir cok dosya "Rar" formati ile sikistirilmistir. Bu nedenle Rar dosyalarini acmak icin WinRar programini oneririz.4) Ayrica download sirasinda karsilasabileceginiz paket kayiplarini onarabilmek amaciyla "Parity" sistemini kullanan bir "tutarlilik kontrolu" mevcut. Download edeceginiz diziler ile birlikte download etmenizi onerdigimiz "PAR2" dosyalarini QuickPar programini kullanarak acabilir, downloadlarinizin sagliginin yerinde olup olmadigini kontrol edebilirsiniz. Bir ariza varsa, QuickPar kontrolu elinden birakmaz, hallediverir.Evet farkindayim, "ufff ugrasilir mi bunla" dediginizi duyar gibiyim. Fakat inanin bu prosedure alisinca Usenet adeta bir bagimlilik olacak sizde. Hem, Amerika'da yayinlanma saatinden yaklasik 1-2 saat sonra sahip olabileceginiz dizi keyfinizin yerini ne tutabilir ki?

Devamı...

Arrested Development: Tanitim



Bluth Ailesi Tam Kadro"Herseyini kaybeden varlikli aile ve herkesi bir arada tutmak zorunda kalan ogullarinin hikayesi bu." Bu cumleyle acilan, belgesel tarzinda iki dijital kamera ile cekilmis Arrested Development (A.D.), yikilmakta olan aile sirketini (Bluth Muteahhitlik) kurtarmaya calisan ?esas oglan? Michael?in hikayesi aslinda. Dizi boyunca burjuva yasantisini, iki yuzlu hayirseverlik eylemlerini ve gerek sosyete gerekse aile icindeki cikar catismalarini bolca gordugumuz icin, hep ?dogru adami? oynamaya cabalayan Michael?in nasil olup da her bolumun sonunda kendini ozur dilerken bulmasina sasiyoruz. Dizi ne yazik ki ne Turkiye'de ne de anavatani Amerika'da buyuk reytingler yakalayamamis, bunun sebebi olarak da televizyon gibi hizli tuketime yonelik bir medya icin fazla yuksek kacan espri anlayisi gosterilmistir. Bunun dogrudan sonucu olarak dizinin yaraticisi ve senaristler, televizyon dizilerinin sinemaya ustunlugunu ellerinden gelen her firsatta vurgulamayi da unutmamislar. Ornegin buyuk bir film sirketinde yanlislikla yonetici olarak ise giren Maeby 16 yasinda olmasina karsin bu sektorde calisan ucuncu genc yoneticidir. Jessica Walter ve Hollywood filmlerinde yan rollerden tanidigimiz Richard Tambor'un dokturdugu dizide Charlize Theron, Liza Minelli, Scott Baio (Charles in Charge), Zach Braff (Scrubs), Julia-Louis Dreyfus (Seinfeld) ve Ben Stiller gibi konuk oyuncular da bolca ve genellikle kendi imajlariyla alay eden rollerde gorunuyorlar.
Sihirbazlar kendi aralarinda Tony Wonder, GOB ve BusterKimi zaman 20 bolum sonra bile ortaya cikabilen referanslariyla da dikkatle izlenmesi gereken Arrested Development her turlu dizi klisesiyle dalga gecmeyi de unutmuyor. Ornegin bir bolumde gerek Orange County ilcesi, gerekse Obsessif Compulsive gibi bir rahatsizligi tarif etmek icin O.C. dendiginde, Michael karakteri hemen mudahale edip dizinin basinin yasal olarak derde girmemesini ister izlenimini yaratarak ?oyle deme? diye uyarir. Ucuncu sezonun sonlarinda ise aile para bulmaya calisir ve baba George?un ?House Builders Organization?dan para isteme onerisi, oglu tarafindan ?hayir H.B.O. bize para vermez,? yorumuyla reddedilir. Dikkatli izleyiciler, Fox tarafindan yayinina son verilen dizinin HBO kanalindan da medet ummadigi ?aci gercegini? hemen fark edecektir. Bu fon bulma cabalarinin bir uzantisi olarak ?Save Our Bluth?s? (evet, akrostisi fark ettiniz!) adi altinda bir kampanya baslatirlar. Isin ironik tarafi, ayni kampanyanin halihazirda Internet?e de tasinmis olmasi. Bakiniz SOBA.D.?yi uc katmanda okumak mumkun: Ilki vergi dairesiyle ilgili bir sikintiyla baslayip isin icine Ingiltere, Irak, Saddam ve Kolumbiyalilarin da katildigi bir orgu icinde devam eden ana oyku. Uc sezonu kapsayan dizinin her sezonunda baba George Sr. sirasiyla hapiste, tavanarasinda ve bileginde bir izleme cihaziyla evinde hapistir ve buradan sirketi ve ogullarini yonetir. Ikinci katman olarak ise uc sezon suren ana oykuye eslik eden 53 bolumun oykucukleri ve birkac bolumu kapsayan komik olaylari okumak mumkun. Ornegin Lucille ile Lucille 2?nin arasindaki ebedi husumet ya da Tobias?in ?Blue Man Group?a katilamama meselesi.
Sirtini bir turlu boyayamayan Tobias ve Michael Ucuncu katmansa karakterlerin gecmisine dair oykuler ve uc sezonun tamami izlendiginde fark ediliyor. Ornegin ailenin ilk oglu olan GOB?un adinin, George, Oscar ve Bluth adlarinin ilk harflerinden meydana gelmesi (Oscar, ikiz kardesinin evlendigi Lucille?e asiktir, George da kardesini avutmak icin ilk ogluna onun adini da vermistir) ya da Michael?in, oglu George-Michael?a, babasinin kendisine davrandiginin tam tersi davranmayi kendine dustur edinmesine karsin oglanin tipki kendisi gibi duyarli ama insanlar tarafindan istismar edilen ?tuhaf? bir birey olmasi gibi. Nitekim dizinin tek akli basinda karakteri olan George-Michael bakirdir, dindar bir kizla cikar ama kuzenine asiktir, golf sopasiyla ?Jedi?nin Donusu?nden sahneler oynarken ayagini incitir, hediye olarak tren degil, takim elbise ister babasinin istedigi gibi biri olmaya calisirken ona benzer, bu da Michael?in hic hosuna gitmez.A.D. kamera goruntulerinin yani sira farkli mecralardan da faydalaniyor. Oyle ki kimi bolumlerde alt yazi, 3 boyutlu goruntuler, power point slayt gosterileri, bos ekranlar (bos ekran komik mi olurmus demeyin), hatta cekimin ham goruntusu bile yer aliyor. Zeka dolu esprilerinin yani sira (Rumsfeld?in Saddam?la tokalastigi fotograf) dizide sozcuk esprilerine de bolca yer veriliyor. Unutulmaz bir sahne olarak, zamaninda hem analist hem de terapist olarak calismis Tobias?in iki deneyimini de tek kartvizit uzerinde ?anal-rapist? unvaniyla birlestirme cabasinin bir araba sopayla sonuclanmasi sayilabilir. Elbette sik sik karsimiza cikan, ?come on!?, ?her?? ya da ?I?ve made a huge mistake? gibi replikleri de unutmak mumkun degil. Baska replikler icin sizi soyle alalim.Biten her bolumle, kendi ailesinden ilham aldigi iddia edilen yaraticisi Mitchell Hurwitz ve bolum yazarlarinin zekasina hayran kalinan A.D.?nin devaminin yolda oldugu iddia ediliyor. Heyecanla bekliyoruz. Olmazsa DVD?leriyle yetinecegiz. Dikkat alacaginiz DVD?lerde Turkce altyazi secenegi olmamasi buyuk bir olasilik.

Devamı...

Ufolarda Uzaylilar mi var?


(Bir akil yurutme denemesi)

Aslinda boyle bir soruyu yoneltmeden once, bir ust kategoride yer alan "ufolar var mi?" sorusunu kendimize sormamiz daha yerinde olacaktir. Ingilizce "undefined flying objects" kelimelerinin bas harflerinden turetilen ufo dedigimiz olgu, gerek soylenis bakimindan bize sagladigi teleffuz kolayligi, gerekse bilimkurgu filmlerinde, ilgili haber programlarinda, gazete haberlerinde bu sekilde kamuoyu ile paylasildigi icin, herkes tarafindan benimsenmis ve kullanilir olmustur. "Tanimlanamayan ucan obje" olarak Turkcelestirebilecegimiz ufo kavrami, anlam itibari ile "tanimlanamayan" ibaresi icermesinden dolayi muthis bir esneklik kazanarak hicbir mesruiyet sorunu yasamadan varligini isbat etmektedir.
Evet, ufolar vardir! Zira dunya uzerinde ucan "herseyi", "her an" tanimlama imkanimiz bulunmamaktadir.
Buradan hareketle elbette bir alt kademeye inerek "tanimlanamayan" sozcugunun de altini desmek gerekmektedir. Soyleki; burada "tanimlamakla" mukellef merci nedir? Kim olmalidir? Eger bilimsel, elle tutulur gerceklere dayanan bir cevap ariyorsak, elbette tanimlamayi gerceklestirecek kurumlar, ozel/tuzel bilimsel kuruluslar olmalidir cevabini vermeliyiz(Tubitak , Nasa, ESA, vb.). Ancak pratik hayattaki uygulamalara bakilacak olursa, tanimlama veya tanimlayamama eylemi, genellikle bilimle alakali olmayan siradan insanlarin bireysel sahitlikleri, bu tip kisilerin baslarindan gectiklerini iddia ettikleri olaylar, bu kisilerin cekmis olduklari fotograf/video vb. materyaller kullanilarak gerceklestirilmektedir. Tanimlanamayan denildiginde, misal; "Yeni Gine'de daha onceden tanimlanmamis yepyeni bir tur bulundu" cumlesinde oldugu gibi yontemi, sinirlari belirli akademik bir anlam cikartilmamalidir. Bahsi gecen kisilerin, karsilastiklari anda, anlam veremedikleri, anlayamadiklari havada gorulen isiklar, sekiller, cisimler vb. oldugu dusunulmeli, profesyonel bir astronom, fizikci, vb.'nin orada onlara eslik etmesi durumunda, bir ihtimal olayi acikliga kavusturarak tanimlama islemini gerceklestirebilecegi dikkatten kacmamalidir.Insanlar neden havada tanimlayamadiklari sekiller gorurler? Cevabinin izini surecegimiz bir sonraki soru bu olmali sanirim.
Bunun iki ana nedeni oldugunu soyleyebiliriz? Bunlari da fiziksel ve metafiziksel gercekler olarak siniflandiralim. Metafiziksel olaylar, yuzyillardan beri soylenegelmis,melek, seytan, cin, peri vb. gozle gorulmez yaratiklarin nadiren gorunur olduklari ve ortaya ciktiklarinda da UFO olarak adlandirildiklari tezine dayanmaktadir, . Fiziksel gercekler metafizik olanlari kapsamadigindan ve metafizik olgularin, bilimsellikten ziyade, inancla alakalandirilmalarindan oturu bu kategoriyi gecerek asil kulvara, fiziksel/bilimsel gercekliklere gelelim. Insan neden gokyuzunde tanimlayamadigi sekiller gorur? Sorunun muhtemel yanitlarini listeleyecek olursak su sonuclara ulasabiliriz;
O isiklar;
  • gercekten elle tutulur uzay gemileridir. Icerilerinde badem gozlu, kilsiz tuysuz keltos uzaylilar bulunmakta ve bizi dinmez bir merakla onlarca senedir rontlemekte, her salakligimizda "su insanlar da ne garip yaratiklar" deyip muhohohohaaa diye kozmik alemlerde erol tas kahkahalari savurmaktadirlar.
  • astronomik cisimlerdir (ay, gezegen, yildiz. (her gece bir yildiz oncekinden 4 dakika erken dogar dolayisi ile erken batar, gokyuzu surekli bir degisim icerisindedir, kaldi ki gezegenler gokadalardan bagimsiz olarak gokyuzunde bir seyir izlerler, dolayisi ile her aksam yerleri degismektedir, bir ay once dikkati cekmeyen bir bolgede, bir ay sonra parlak bir gok cismi belirebilir ve ertesi gun de yok olabilir) ).
    Bir Amerikan baskani olan Jimmy Carter dahi ufo gordugunu iddia etmis, daha sonra gordugunun Venus oldugu anlasilmistir (Aslinda mevcut baskan George Bush'un akildan ziyadesi ile uzak davranis ve konusmalari goz onunde alindiginda, UFO'lara inanmanin sinirlari konusunda bir Amerikan baskaninin yanilgisi matah bir ornek olmayabilir, bu hususta affiniza siginiyorum)
  • meteorolojik cisimlerdir (bulut, meteoroloji balonu, ruzgar tarafindan suruklenen herhangi bir sey)
  • insan yapimi cisimlerdir (suni uydular , ucaklar, daha once varliklari bilinmeyen askeri ulasim araclari)

  • kisinin/kisilerin gordukleri halusinasyonlar, mental bozukluklar nedeni ile olmamis olaylari olmus gibi zannetmeleri.
  • isik oyunlaridir (kuzey isiklari, evden disariya baktiginiz sirada, cama yansiyan isik, vb.)

  • herhangi bir optik cihaz kullanilarak gozlem yapiliyorsa, gozlem hatalari (cihazla zum yapildiginda goruntu en ufak titresime dahi asiri hassas hale gelir ve birden gorus alanindan kaybolarak hizla hareket ediyor izlenimi uyandirir, cogu video goruntusunu asiri zum yapilmis edavat'la izliyor olmamiz bundan dolayidir).
  • ufo sarlatanlari (bunlar bizzat sahte goruntuler ureterek insanlari etkilemeye calisirlar)
    Bu adamin su linkte verdigi cizimlerin hepsi, mutfak lambasini cektigi resimden kendisi tarafindan uydurulmustur.

Veya soyle goruntuler kullanilabilir;Tum bu maddeler sonucunda, elde edilen ufo ile ilgili materyalin %95'inin aciklamasinin (sahtekarlik, optik yanilgilar sonucu olusan goruntuler, vb.) getirildigini belirtmek istiyorum.elbette kalan %5'in, ufolarin uzayli olup olmadigi konusunda bize yine net %100 bizleri ikna eden bir bilgi verememektedir. Gunumuzde dijital fotografcilik imkanlarinin geldigi noktalar goz onune alindiginda, gelecekte de ufolari kullanarak dikkat cekmek isteyen bir cok insanin olacagi asikardir.Icerdikleri bilinmezlik nedeni ile ufolar, haklarinda tartisilmasi en kolay konulardan birisi. Ufolar uzaylidir demekle ufolar uzayli degildir demek arasinda bir fark bulunmamaktadir. Sonuc olarak iki onermede deneysel olarak sinanamaz iki tezdir. Ufolar uzaylidir diye iddia eden her kalem aksi belirtilmeden, ancak ve ancak sadece ufolarin uzayli olduklarina dair sozde delillerini siralar birbiri ardina. Onca olaylar dizinini topladiginizda, bir de bakmissiniz elinizde kocaman bir de kitap olmus (piyasada ornegini bulabileceginiz onlarca kitap)Bu tip kaynaklar karsisinda yapmamiz gereken, hislerimizle hareket etmek yerine, insana bahsedilen akli kullanarak elle tutulur deliller elde ederek bir yerlere gelmeye calismaktir.

Devamı...