| TurkiyeForumu.net » Pocoyo kavramlari ogreniyor |
Pocoyo kavramlari ogreniyor
yaklasik saat

herkesin bir saati ya da saati ogrenecek herhangi bir model cep telefonu var. Laurence Willmott hepimizin kullandigi

ama saatlerimizde gormedigimiz kavramlari kullanarak bir saat dusunmus ve bunu uygulamaya gecirmis.

saati ogrenmek istediginizde eger dakiklik benim icin onemli degil yaklasik olarak ogreneyim yeterli derseniz tam size gore. ayrintili bilgi burada.
Devamı...
Bu Kalemle Mesajlar Havada Ucacak

Simdi sana bir kalem verecegim; hem yaziyor-ciziyor, hem okuyor-ogreniyor, hem de ogrendiklerini anlatiyor desem inanir misin?

Bu kalemle yazdigin seyleri yerlesik tarayicisi sayesinde
okutabiliyorsun. Sonra salladiginda yine govdesine yerlesik
sirali LED'ler ile taradigin seyleri havada sanal olarak sekillendirebiliyorsun. Basit fikir, ileri teknololoji, eglenceli kullanim dimi? (SEE ON TV, ONLY: $27.9999999999999) LighTalk Yaz Okut Salla

Devamı...
pushing daisies: tanitim

karsimizda seker gibi renkleri ile insani ilk anda sarip sarmalayan, romantik bir drama var: pushing daisies. ned isimli tatli bir adamin enteresan hikayesini izliyoruz. bolum, ned'in, sahip oldugu ilginc ozelligi kesfettigi cocukluk gunleri ile basliyor. cicekli tarlalarin arasinda kopegiyle kosturup oynayan ned, kopegine bir arabanin carpmasina ve guzelim kopegin caddenin ortasinda oluvermesine sahit oluyor. kopeginin basucuna cokup tuylerine dokundugu anda hayvan ayaklanip kosmaya devam ediyor. ned, oluleri canlandirabiliyor.

evde annesi ile mutfakta goruyoruz sonra ned'i, annesi turta pisirirken kut diye yere dusuyor. ned kosturup annesinin yuzune dokunuyor, kadin ayaklaniveriyor. ama bir de bakiyoruz ki karsi evin bahcesinde oynayan kucuk kizin babasi dusup oluyor. yani ned'in bu gucu oyle bol keseden kullanilamiyor. canlandirdigi kisi bir dakika icinde yeniden olmezse onun yerine baskasi oluyor.

bu kadar da degil. annesi gece ned'i yatagina yatirip opmeye kalktiginda oracikta dusup oluyor. anliyoruz ki, ned birini canlandirdigi zaman bir daha ona dokunmamasi gerekiyor.ned (Lee Pace)'in buyuyup turtaci oldugunu goruyoruz. ancak vanilya kokulari arasinda surup giden sakin yasami bir anda degisiveriyor. onun bu gucunu farkeden mufettis emerson (Chi McBride), ned'den yardim istiyor. ikisi birlikte, suclularin pesine dusuyorlar. bunu yaparken ned kurbanlari bir dakikaligina uyandiriyor ve onlardan katili ogrenmeye calisiyor.

bir gun ned, kucukken istemeden babasinin olumune neden oldugu karsi komsu kizin, Charlotte (Anna Friel)'in cinayetini ogreniyor. charlotte'a herkes "chuck" diyor. (evet bir chuck'imiz daha oldu) onu uyandirip katilini ogreniyor ogrenmesine ama kucukken asik oldugu kizla yeniden karsilasmak onu sarsiyor ve olmesine izin veremiyor. isler boylece karisiyor.dizinin yaraticisi, gene olulerle ugrastigimiz dead like me'nin mucidi bryan fuller.

Devamı...
The Fountain

Darren Aronofsky?nin yonettigi basrollerinde Hugh Jackman ve Rachel Weisz?in yer aldigi bilimkurgu filmi The Fountain ; sonsuz yasamin sirlarina el atiyor.Film, bir adamin sevdigi kadini kurtarmak icin 16. yuzyil kasifi, gunumuz bilim adami ve 26. yuzyil astranotu olarak, sonsuz yasamin sirrini arayarak, binlerce yil cabalamasinin gucluklerle dolu uzun seruveni beyazperdeye aktarmaktadir. Ask, mucadele, fedakarlik, yeniden dogus, olum ve olumsuzluk gibi cok degisik kavramlari icinde barindiran yapim, birbirinden farkli uc ayri zaman diliminde gecer. Cekimleri yilan hikayesine donen film icin yonetmen Aronofsky cok zaman ve emek harcamis. Bu filmi cekmeyi takinti haline getiren yonetmen, film cekimlerine tam baslamak uzereyken projeden ayrilan Brad Pitt?e ragmen yilmadan ve yikilmadan filmini tamamlamayi basarmis hatta film oncesinde grafik cizgi romanini bile yayimlamis.Her ne kadar Venedik Film festivali gosteriminde bazi izleyiciler tarafindan yuhalandigi soylentileri ortalikta dolassa da, icinde barindirdigi gorsel ogeler bakimindan cok basarili oldugu pek cok sinema elestirmeni tarafindan simdiden kabul edilmis.Bagimsiz filmlerin yonetmeni Aronofsky?nin buyuk butceli bu yapiminda inanilmaz guzellikteki yuzyilin gelmis gecmis en buyuk ve romantik ask hikayesinin anlatildigi yapim, muhtesem gorsel zenginligi ile hayranlarini hayal kirikligina ugratmayacak gibi gorunuyor.
Devamı...
bernd & hilla becher

lime kilns: harlingen, hl, 1963, bernd & hilla becher
bernd ve hilla becher almanya'nin en cok bilinen endustriyel mimari fotografcilari. fotograf egitimi almis olan hilla{1934} ve resim egitimi almis olan bernd{1931} ilk calismalarina yasadiklari ruhr bolgesinde komur krizi sonrasi 1959'da baslarlar. kriz sonrasi mevcut yapilarin terkedilmesi dikkatlerini ceker ve bolgeyi buyuk format makine ile yaklasik ayni uzaklikta fotograflarlar. ilk sergilerini 1963 yilinda siegen'de ruth nohl isimli bir galeride acan becher cifti grid{izgara} adini tasiyan yeni bir sergi yerlesimini de ortaya koyarlar, bu yerlesimde fotograflar izleyiciye belirli bir duzende karsilastirma imkani sunmaktadir.

watertowers, 1973, bernd & hilla becher 1976 yilinda bernd becher dusseldorf akademisi'nde ogretmen olarak gorev alir, boylelikle alman fotografina kavramsal ve minimalist fotograf kavramlari ciddi bicimde yer edinir. 2004 yilinda hasselblad odulunu alan cift, dusseldof'ta yasamakta ve calismakta.
henuz program takviminde yer almasa da cift ifsak 1. uluslararasi istanbul fotograf bienali'nde katilimci olarak yer aliyor, mimari fotograf ilgilileri icin guzel bir firsat.
Devamı...
Bertien van Manen

© Bertien Van Manen, Olga, Novokuznetsk, 1991
1942 dogumlu Hollandali fotografci. Insanlarin gunluk hayatlari uzerinden bir ulkeyi ve o ulkenin gecirmekte oldugu degisimleri anlatmayi tercih ettigi uzun vadeli projeleriyle bilinen Bertien van Manen fotografladigi kulturleri ozumseyebilmek ve calismalarinda daha iyi yansitabilmek icin o ulkenin dilini ogreniyor, insanlarla yakin arkadasliklar kuruyor ve onlarin yasamlarina dahil oluyor.
Kariyerine moda fotografi ile basladiysa da, 1977 yilindan itibaren belgesel fotografa yoneldi ve ilk olarak Hollanda'daki kadin gocmenleri fotografladi. Daha sonraki yillarda da ABD, Cezayir, Nikaragua ve cesitli Dogu Avrupa ulkelerinde projeler yapti. Fotograf dunyasinda daha genis capli taninmasini saglayan isi ise 90'li yillarin ilk yarisinda eski Sovyetler Birligi ulkelerine gerceklestirdigi 'A Hundred Summers, A Hundred Winters' oldu.90'li yillarin sonu ve 2000'lerin hemen basinda Cin'de gerceklestirdigi 'East Wind West Wind' baslikli calismayla, Londra'daki Photographers' Gallery'nin verdigi o zamanki adiyla Citibank Fotograf Odulu'nun (2003) kisa listesine girdi.

© Bertien Van Manen, Hong Mei ve babasi kamyonette, Anhui, 1999
Yayimlanan en son projesi, Avrupa'nin cesitli kentlerinde 2002-2005 yillari arasinda cektigi fotograflardan olusan 'Give Me Your Image' oldu. Bu proje icin insanlardan aile albumlerinden, duvarlarindan ya da cekmecelerinden bir hatira fotografi vermelerini istedi ve bu fotograflari o insanlarin evlerindeki bir kosede, yasadiklari kulturu/degisimi/zamani yansitacak bir sekilde tekrar fotografladi.

© Bertien Van Manen, Madrid, 2004
Su aralar, daha once Rusya ve Cin'de yaptiklarina benzer uzun soluklu bir projeyi Turkiye'de gerceklestirmenin on calismalarini yapiyor.
Devamı...
breaking bad: tanitim

lost baslamasi ile sitemizin tum heyecanini uzerine cekti. biraz da bu havayi degistirmek adina, bu hafta zaman bulup izledigim breaking bad'in tanitimini yapmaya karar verdim. breaking bad bu sezonun umit vadeden dizilerinden biri. konusuna weeds nedeniyle biraz asina olabiliriz. ancak cekimleri , temposu ve oyunculari ilk 3 bolumu bir cirpida izletmeye yetiyor. hem de malcolm in the middle'dan sonra how i met your mother konuk oyunculugu disinda pek goremedigimiz Bryan Cranston guzel bir donus yapiyor.

tum aile bir arada
walter white hayati berbat gitmekte olan bir lise kimya ogretmeni. oglu walter jr. bedensel engellli ve karisi skyler ise hamile. ailesini pek zor gecindirdigi icin ikinci is olarak da araba yikamacida calismak zorunda. tam da 50. yasina yeni girdigi bu cok bunaltici donemde, walt ameliyat edilemeyecek bir tur akciger kanserine yakalandigini ogreniyor. dizinin ilk 15 dakikasinda zaten walter'in ne olursa olsun sogukkanliligini bozamayacak biri oldugunu ogreniyoruz. ama hastaligini ogrenince kucuk tepkiler gostermeye basliyor. berbat muamele gordugu araba yikama isini birakiyor. polis olan kayinbiraderi ile bir narkotik operasyonuna gitmeye karar veriyor. ne oluyorsa bu operasyonla oluyor zaten. meth uretimi ile yuzbinlerce dolar kazabilabilecegini zaten ogrenmis, nasil bir ortamda calisildigini gormek istiyor. operasyon biterken yan binadan kacmaya calisan kisinin eski kimya ogrencisi jesse pinkman oldugunu farkediyor.

jesse'yi biraz da tehdit ile meth uretimi yapmaya ikna ediyor.buradan sonrasi tam bir kesmekes. kimi zaman safliklarindan kimi zaman da beceriksizliklerinden baslarini belaya sokuyorlar. zaten en eglenceli kismi da burasi dizinin.

the x-files ve harsh realm'den tanidigimiz vince gilligan tarafindan yazilip yonetilen pilot, aslinda fx network icin yapilmis. sezon basinda fx diziyi yayinlamaktan vazgecince amc bayragi devralmis. pek de iyi etmis.dizide once de belirttigim gibi, bryan cranston basrolde. karisi skyler rolunde anna gunn var. Aaron Paul ise eski ogrenci pinkman rolunde. dizi her pazar gece 10'da yayinlaniyor. dizi kara mizah turunde, planlanan bolum sayisi simdilik 7 ( grev oncesi haber). henuz 2. sezon ile ilgili ya da ilk sezon bolum sayisi ile ilgili yeni bir haber yok. ama umidim 2 . sezonu da izleyebilmek.

walter hayal ettigi binlerce dolari kazanacak mi?
Devamı...
yeni dizi: painkiller jane

jane vasko13 nisan'da baslayan painkiller jane, daha once yayinlanacagi haberini verdigimiz dizilerden. oncelikler painkiller jane'in 1995 yilinda yaratilan bir cizgi roman oldugunu ve ayni yil sci fi kanali tarafindan televizyon filmi olarak da yayinlandigini belirtelim. ama heroes'dan daha once var olmus olmasina ragmen, populerlik kazanmadigi icin o donemde, biraz heroes sonrasi yaratilan super kahraman dizisi gibi gorulebilir. cunku ana kahramanimiz jane kendi yaralarini iyilestirebiliyor ve jane'in yasadigi yerde bir takim insanlar gelistirdikleri norolojik anormallikler ile super guclere sahip olabiliyor. oncelikle oyuncu kadrosuna bakalim. basrolde jane vasko olarak gordugumuz kristanna loken (the l word, terminator 3) var ki, gordugum en kotu oyunculuklardan birini sergiliyor pilotta. konu gelecek vaad etse de, basrol oyuncusu dizinin gidisatini pek zorlayacak gibi gorundu gozume. alaina kalanj, jane'in arkadasi ve ortagi maureen rolunde. rob stewart ise jane'in yeni patronu ajan mcbride rolunde. dizinin oyuncu kadrosunu pek begenemedim acikcasi.

'cizgi romandaki jane vasco' : dizi bundan biraz alakasiz olmuspilot bolumun konusuna gelirsek jane vasco ve ortagi maureen narkotikte calisan ajanlar. ortalikta yeni dolanmaya baslayan super guclu, halusinojen bir uyustucunun pesindeler. ayni operasyonda jane devletin cok gizli bir bolumunun basi ile karsilasiyor. onun hakkinda hic bir bilgi bulamiyor. bu gizli ekibin basindaki andre mcbride ise jane'in aykiri calisma stili ve basarilarindan etkilenip onu takimina almak istiyor. zar zor ikna olan jane ekibe dahil oluyor.

jane vasko ve yeni patronu andreisin derinlerine indikce, jane pesinde olduklari seyin bir uyusturucu degil 'neuro' adi verilen bu tur super gucleri olan insanlar oldugunu ogreniyor. 200'den fazla tespit edilmis neuro'nun cok farkli yetenekleri var. yeni girdigi ekibin gorevi de bir cip ile bu insanlarin guclerini sifirlamak. ilginc olan jane'in ilk gorevinde 40. kattan dusmesi ve morgda canlanip ekibe geri gelmesi. ancak jane'in bir neuro olmadigina eminler. jane'in bu iyilesme sahneleri heroes'daki claire'i hatirlatiyor. farki ise, jane'in iyilesirken cok fazla aci cekmesi.

bolumun sonunda, ekibin pesinde oldugu asil kotu adamin bir odaya girdigini ve bu odada onlarca insanin, tipki yeni uretilmis robotlar gibi tavandan asagi asili durduklarini goruyoruz. dizinin konusu ilginc gercekten ama bolumun ne yonetmenligini ne de oyunculugunu sevebildim. bilgisayar sistemlerine girme, iz surme gibi sahneleri pek yavandi ki bir cok bolum boyle calisacaklar... 22 bolum birden siparis edilen dizide, sezonun son 4 bolumu budapeste'de cekilecekmis.
Devamı...
fotograf makinesi almak 1
oncelikle belirtmem gereken bir husus var, fotograf makinesi almak basligini tasisa da asil amac bir an once fotograf cekmek ve bunu gerceklestirmek icin kisiye uygun araci bulmak. sonuc itibariyle makine arac olmaktan oteye gitmez, amac haline gelmesi ise zaman kaybindan baska bir sey degildir. unutulmamalidir ki her kisinin ihtiyaclari farklidir ve ihtiyaclari karsilayacak bir makineden fazlasini aramak firmalarin gelir hanesine rakam eklemekten baska bir ise yaramaz, bu yuzden marka fanatikligine yazi boyunca ve yorumlarda yer verilmeyecektir.
her sey sanirim bundan 5 veya 6 sene once basladi, o zamanlar dijital fotograf makineleri turkiye'de yeni yeni palazlaniyor fiyatlari ise cep yakiyordu. satin almak istediginizde zaten az olan secenek ve yuksek fiyatlar karsisinda afalliyordunuz. satin alinacakti ama nasil?, kimsenin cok fazla deneyimi yoktu. simdi baktigimda pazar o gunlere gore cok daha genis ve secmek cok daha zor ama genel hatlariyla hem konvansiyonel hem dijital makineler icin pazar degismedi sadece teknolojiye ayak uydurdu. bu yazi dizisini{ups bunu simdi soylemeyecek miydim yoksa} fotograf makinesi almak isteyenler icin kendi deneyimlerim ve gun gectikce artan kaynaklara dayanarak hazirladim, eksik/yanlis gordugunuz ya da eklemek istediginiz seyler oldugunda yorumlarla katkida bulunursaniz sevinirim. yazi dizisinin seyrini merak edenler icin konu basliklarini soyle siralamayi uygun gordum:
neyin fotografini hangi kosullarda cekecegim?
fotograflari nerede kullanacagim?
{hemen belirteyim eger fotograf bilginiz yoksa ve fotograf makinesini tanimiyorsaniz buna hemen cevap bulamayacagiz, bu temel kavramlari ogrendikten sonra gerceklesecek.}ilgilendiginiz seyleri dusunun, baktiginiz ve cekmek istediginiz fotograflari, manzara, portre, ufacik seyleri kocaman halde gormek, astronomi, dogum gunleri, nisanlar dugunler, su altinda, gece az isikli ortamlarda, flas kullanarak veya kullanmayarak. sadece yaninizda tasiyacaginiz kucuk ve hafif bir makine mi ariyorsunuz?, makine her seyi halletmeli mi yoksa mudahale edebilmeli misiniz?, istekleriniz dogrultusunda lensi degismeli mi?, elinizdeki mevcut lensleri kullanmak mi istiyorsunuz?, ileride makinenizi daha cok mudahale edeniyle degistirmek mi?, iste bu sorularin yanitini aklinizda tutun.cektim ama fotografi ne yapacagim, cd veya harddisk'te yedeklemem istedigimde bakmam, internet sitemde kullanmam, ticari kataloglar yapmam, binalari boydan boya kaplamam ya da sadece normal boyutlarda basip ese dosta dagitmam duvarlarimi suslemem mumkun.unutmayin herkes icin uygun bir makine var, onun icin pazarda bu kadar cok marka ve o markalarin yuzlerce modeli var.devam yazimizda temel kavramlara bakacagiz, baski boyutlarina etken olan seylerden, makinenin nasil calistigindan, lenslerden ve daha bir cok seyden bahsedecegiz. o zamana kadar siz suradan fotografin tarihine gozatin.
her sey sanirim bundan 5 veya 6 sene once basladi, o zamanlar dijital fotograf makineleri turkiye'de yeni yeni palazlaniyor fiyatlari ise cep yakiyordu. satin almak istediginizde zaten az olan secenek ve yuksek fiyatlar karsisinda afalliyordunuz. satin alinacakti ama nasil?, kimsenin cok fazla deneyimi yoktu. simdi baktigimda pazar o gunlere gore cok daha genis ve secmek cok daha zor ama genel hatlariyla hem konvansiyonel hem dijital makineler icin pazar degismedi sadece teknolojiye ayak uydurdu. bu yazi dizisini{ups bunu simdi soylemeyecek miydim yoksa} fotograf makinesi almak isteyenler icin kendi deneyimlerim ve gun gectikce artan kaynaklara dayanarak hazirladim, eksik/yanlis gordugunuz ya da eklemek istediginiz seyler oldugunda yorumlarla katkida bulunursaniz sevinirim. yazi dizisinin seyrini merak edenler icin konu basliklarini soyle siralamayi uygun gordum:
- amac
- temel kavramlar
- fotograf makinesi pazari ve mevcut siniflar
- satin alirken dikkat edilecek hususlar ve yardimci araclar
- satin alma sirasinda yardimci olabilecek kaynaklar
neyin fotografini hangi kosullarda cekecegim?
fotograflari nerede kullanacagim?
{hemen belirteyim eger fotograf bilginiz yoksa ve fotograf makinesini tanimiyorsaniz buna hemen cevap bulamayacagiz, bu temel kavramlari ogrendikten sonra gerceklesecek.}ilgilendiginiz seyleri dusunun, baktiginiz ve cekmek istediginiz fotograflari, manzara, portre, ufacik seyleri kocaman halde gormek, astronomi, dogum gunleri, nisanlar dugunler, su altinda, gece az isikli ortamlarda, flas kullanarak veya kullanmayarak. sadece yaninizda tasiyacaginiz kucuk ve hafif bir makine mi ariyorsunuz?, makine her seyi halletmeli mi yoksa mudahale edebilmeli misiniz?, istekleriniz dogrultusunda lensi degismeli mi?, elinizdeki mevcut lensleri kullanmak mi istiyorsunuz?, ileride makinenizi daha cok mudahale edeniyle degistirmek mi?, iste bu sorularin yanitini aklinizda tutun.cektim ama fotografi ne yapacagim, cd veya harddisk'te yedeklemem istedigimde bakmam, internet sitemde kullanmam, ticari kataloglar yapmam, binalari boydan boya kaplamam ya da sadece normal boyutlarda basip ese dosta dagitmam duvarlarimi suslemem mumkun.unutmayin herkes icin uygun bir makine var, onun icin pazarda bu kadar cok marka ve o markalarin yuzlerce modeli var.devam yazimizda temel kavramlara bakacagiz, baski boyutlarina etken olan seylerden, makinenin nasil calistigindan, lenslerden ve daha bir cok seyden bahsedecegiz. o zamana kadar siz suradan fotografin tarihine gozatin.
Devamı...
Prison Break 2x08: Dead Fall
Prison Break'te hapishaneden kactiktan sonra Panama yollarinda daha cok heyecan yasamaya basladik. Once Sara sonra LJ derken isler iyice karisti. Neyse amacim sezon ozeti yapmak degil sadece bir bolum anlatacagim. Bu yuzden su ana kadar 2. sezonu tamamen izlediginizi farz ediyorum. Eger daha izlemediyseniz bu yaziyi okumamaniz sizin icin daha faydali olacaktir.Buradan sonrasi detayli bolum ozetidir.....spoiler icerir!!Bolum, kacaklarin Utah'ta parayi cikardiklari evde basliyor. Sucre silahi dogrultmustu. Parayi cantaya koymalarini istiyor. Parayi alip gidiyor. Michael iceri gidip orta yasli kadina bir saat icinde kadinin baglarindan kurtulmasini saglayacak birsey veriyor. Daha sonra tekrar garaja donduklerinde T-Bag'in olmadigini goruyorlar. C-Note'da ayriliyor. Michael tekrar iceri girip cikarken polis ona bir gun yakalanacagini soyluyor. LJ'i salinirken goruyoruz. Salan adam onu istedigi yere kadar birakabilecegini soyluyor. LJ reddediyor. Uzaklasirken salan adam Kellerman'i arayip yemi yutmadigini soyluyor. LJ'i gizlice takip ediyorlar. Nasil olsa Lincoln'un gelecegini biliyorlar.Michael ormana dogru kosuyor. Ilerisinde Sucre'yi motorunu calistirmaya calisirken goruyoruz. Meger tum soygun olayini Michael planlamis. Boylece digerlerini paradan uzak tutuyorlar... derken cantadan para degil dergiler cikiyor. Parayi T-Bag goturmus. Garajda iki canta vardi cunku. Ama oyalanmaya zamanlari yok. Kacmaya basliyorlar.Bellick ve diger C.O. bir bara girip olan tum paralariyla ancak iki bardak su ve bir telefon gorusmesi yapiyorlar. Tam kovalamacadan vazgecmisken haberlerde Utah'ta olanlari goruyorlar ve tekrar kovalamacaya geri donmeye karar veriyorlar.Ajan Mahone'un yerine baska birini gonderiyorlar. Bu adam Mahone'un Ergeni durup dururken oldurdugunu biliyor. Fakat Kellerman'dan gelen bir telefonla gorevinden uzaklasiyor.LJ otobus duraginda otururken bir dilenciyle tartisiyor ve kavga ediyorlar. Hastaneye goturuluyor. Orada korumalardan uzaklasiyor. Dilenciyi polisler gotururken ajanlara bir adamin cocugu dovmesi icin 50 dolar verdigini soyluyor. Tabii ki Lincoln'un geldigini anliyorlar ama Lincoln, LJ'i hemen kaciriyor.Sucre ve Michael kacarken dereden gecmek zorunda kaliyorlar. Motorsikleti birakiyorlar. Kutgun uzerinden gecerken kutuk kayiyor ve Sucre altinda sikisiyor. Michael'a onu birakip gitmesini soyluyor fakat Michael, Sucre'yi motorsikletle kurtariyor. Sonra beraber araba almaya gidiyorlar. O sirada Sucre telefonda Maricruz'un Hectorla evlenmedigini ogreniyor. Michael ve Sucre yollarini ayiriyor.Sara evden kacip babasinin is arkadasini ariyor ama adaminda ise karistigini ogrenmesi icin birinin olmesi gerekiyor. Sonrasinda ise Sara kuglardaki sifreyi cozuyor. Kellerman ile ayni zamanda cozuyorlar. Fakat ikiside bir ucuncu sifrenin daha oldugunu farkediyorlar. Kellerman, Sara'dan cok once mektuba ulasiyor.Bolumun en sonunda Mahone, Kellerman'in aracina biniyor. Kellerman icinde sifrenin son zinciri olan zarfi Mahone'a veriyor. Burada Mahone'un tum kacaklari oldurmek icin Kellerman ile anlasma yaptigini ogreniyoruz ve bolum pat diye bitiveriyor.
Devamı...
South Park - S10E13 - Go God Go (II)

dikkat, bolum ozetidir! haliyle spoiler icerir!
South Park'in bir yeni bolumune daha geldik.
Buradan girisi izleyebilirsiniz. Onceki bolumde 500 yil onceye giden Cartman (Buck Rogers) devekusuna binen su samurlari (the otters) tarafindan kaciriliyor. Otters Cartman'i Yeni New Hampshire Teknoloji Muzesine goturuyorlar. Cartman burada Wii'ye ulasiyor. The otters'i atlatip UAA (United Atheist Alliance) merkezine donuyor. Cartman AAA'dan (Allied Atheist Alliance) caldigi bilgi kristalini teslim ediyor ve Wii'nin takilmasini bekliyor. Fakat Wii gibi eski bir teknoloji gelecegin televizyonlarina monte edilemiyor. Cartman boylece gelecekte de Wii oynayamiyor. Bu sirada Cartman'in verdigi bilgi kupunden UAA, AAA'nin planlarini ogreniyor. Gruplar arasindaki tek kusur buyuk soruya yanitlarinin farkli olmasi. Bu yuzden aralarinda savas var. Tabii UAL (United Atheist League) UAA ve AAA'nin planlarindan haberdar ve onlara karsi saldiriya hazirlaniyor.

yuzyilin icadi
Gelecekten bikmis olan Cartman ise televizyonda Crank Prank Timephone (CPT) diye bir alet goruyor. Bu alet ile istenilen tarihe telefon acilabiliyor. Fakat sapiklik disinda kullanilmasi yasak. Cartman robot kopegiyle bir tane almaya gidiyor once gene dukkanin acilmasini bekliyor. Urunu istiyor ama 6000 kredi istenince daha once alanlarin listesinden faydalanmaya karar veriyor. Ayni anda AAA, UAL ve UAA'nin birbirine saldirmasini bekleyip her ikisine birden saldirmak icin hazirlaniyor.Cartman daha once almis olan birilerinden gidip CPT caliyor. AAA savasa gitmek uzereyken akilli olan yaslilari geliyor ve gitmemelerini soyluyor. Onlarda yasliyi olduruyorlar. O sirada gecmiste South Park'ta Cartman gelecekte kendisi oldugunu soyledigi birinden sapik arama aliyor. Tabii reddedilince gelecekteki Cartman kendisinin ne kadar pislik oldugunu soyluyor. Butters'i ariyor ama gene bir ise yaramiyor. Gelecekteki Cartman, gecmisteki kendisini ikna edemiyor. UAA, AAA'ya saldirmaya basliyor. UAA'nin sehri korumasiz kalinca UAL'de UAA'ya saldiriyor. Cartman, Kyle'i ariyor ve kendisini durmasi icin onu ikna edemiyor. Cartman'in aramasi yuzunden Kyle gezisini kaciriyor ve gelecek degisiyor. Cartman'in robot kopegi kedi oluyor. UAL, AAA ve UAA savastalar. Uc grupta isimleri yuzunden savasiyorlar. Cartman'in robotu Garrison'u aramayi oneriyor. Cartman ariyor ve Dawkins telefonu aciyor. Cartman, Garrison'in cinsiyet degistirme operasyonundan bahsedince gelecek degisyor. Herkesin dini var ve savas yok. Cartman'i geri gonderiyorlar. Fakat daha erkene gonderiyorlar. Wii'nin cikmasina daha iki ay var! Cartman'a gene bir sapik arama geliyor ve gelecekteki kendisi dusundugunu yapmamasini soyluyor ve bolum bitiyor.Puan verecek olursak 10 uzerinden 9 veriyorum. Iyi bir bolumdu.
Devamı...
Dexter - S01E08 - Shrink Wrap
Baslamadan once uyariyi yapayim bu yazi neredeyse tamamen spoilerdir ve eger bu haftaki bolumu (S01E08 - Shrink Wrap) henuz izlemediyseniz kesinlikle yanlis yerdesiniz :)Buradaki tanitimi ile ilgimi ceken diziyi izlemeye basladim ve kabul etmeliyim ki baslarda oldukca keyif vericiydi. Hikaye ve kurgunun bir anda sizi ele gecirmesinin yani sira ahlak ve etik kavramlari cercevesinde kisisel celiskilere suruklemesi de bir sonraki haftayi heyecanla beklemenize yetiyordu. Derken birde kotu seri katil "Buz Kamyonu Katili" ile iyi seri katil Dexter arasinda bir oyunun gelisme beklentisinin olusturulmasi ile de iyice baglanmis oldum :)
Sizi bilmem ama ben dizinin son iki bolumunden pek hosnut kalmadim. Nedenlerime Neil Perry ile baslayayim; eminim sizler de benim gibi, gecen hafta diziyi izlerken Neil Perry'nin buz kamyonu katili olmadigindan daha ilk ortaya cikisi ile birlikte emindiniz ve bolumun sonunda Dexter ile sahte buz kamyonu katilinin karsi karsiya gelmesi sonucu olayin izleyici tarafinda aydinlanacagini biliyordunuz. Dizide hersey dozunda giderken aniden bu kadar kolay tahmin edilebilir bir olayi o zaman butunluk ile uyumsuz bulmustum, bu hafta LaGuerta'nin kendisine uzattigi kesik bir basla birden bire asil katil olmadigini itiraf etmesinden sonra artik gereginden fazla rahatsiz edici oldugunu dusunuyorum. Kendisini bir seri katilin kimligine uzun sure hazirlayan hasta ruhlu bir insanin, ozellikle de ornek aldigi katilin buz kamyonu katili oldugu dusunulurse, daha once bu isi denememis ya da bir sekilde benzer sahnelerle karsilasmamais olmasi ve birden korkup maskesini dusurmesi akilci gelmiyor bana. Kaldi ki annesini oldurmus olmasi ya da en azindan, cesedin kesik bacagini hatirlayacak olursak, uzerinde denemeler yapmis olamasi da yuksek bir ihtimal.
Bir de daha ilk ortaya ciktigi andan itibaren ortaliga kacamak "bende garip birseyler var, cok fena birseyler gizliyorum" bakislari atan ve ironik esprileri ile izleyicinin suphelerini koruklemeyi gorev bilmis bir doktorumuz var. Cikisindan itibaren "lutfen buz kamyonu katili bu cikmasin, bu kadar basit olmamali" deyip durdugum ama bu bolumun sonunda artik acik edildigi uzere, zavalli guvenlik gorevlisi Tucci'yi mukemmel protezleri ile yeniden birlestiren kahraman doktorumuz megerse daha baslangicta onu kucuk parcalara ayirarak bu hale gelmesine sebep olan caniymis! Kendi kurgularimda yakin calisma arkadaslarindan birisi olmasini bekledigim buz kamyonu katilinin Dexter hakkinda bu kadar seyi nereden bildigi ise tam bir bilinmezlik icinde su anda. Umarim onu da Neil Perry de oldugu gibi "polis merkezinin bilgisayar sistemlerini koruyan guvenlik duvarindaki aciga" baglamazlar :)Butun bunlara ragmen bu haftaki bolumde Dexter'in hastalarini intihara surukleyen psikiyatrist Dr. Meridien ile oyununu, terapi sirasindaki geri donuslerini ve kendisinin bile insani yanlarinin olabilecegini kesfetmeye baslamasini begendigimi soylemeliyim. Rita ile ne zaman birlikte olmak zorunda kalacagini ve sonucta ne olacagini hep merak etmistim, bunu bu hafta gormus olduk ve acikcasi ben bir zorunluluk ile gerceklesmesini olumsuz sonuclanmasini beklerken tam tersi gerceklesti. Sanirim ilerleyen bolumlerde, bu bolumde terapi sirasindaki geri donuslerde ortaya cikan cocuk ile Rita'nin eski kocasi arasinda bir bag kuracak Dexter. O cocugu oldurdu ise bunu bir hata olarak dusunup ayni seyi Paul icin yapmayacak, ya da aksi gerceklesecek ve gecmiste keske oldurseydim dedigi o cocugu Paul'de kisisellestirip Rita'nin "keske bir anda ortadan kaybolsa" seklindeki dilegini gerceklestirecek :) LaGuerta'nin kariyer hirsinin onu gorundugunden daha tehlikeli birisi haline donusturugu gormek de ilgincti gercekten. Netice de, gecen hafta kendi kendime "protezci doktor buz kamyonu katili cikarsa bu diziyi birakirim seklinde" bir soz vermis olsam da, Dexter, Deb ve kamyoncu doktorumuz arasinda ilerleyen bolumlerde nelere olacagini merak etmekten kendimi alamadigim icin, sanirim gelecek hafta da izleyecegim :)
Devamı...
