TurkiyeForumu.net » Saklanmaya calisilan bir mesale ibrahim kaypakkaya

Saklanmaya calisilan bir mesale ibrahim kaypakkaya




prison break oyuncusuna 7 yil hapis



hatirlarsaniz, prison break oyuncusu (ex) Lane Garrison, aralik ayinda bir trafik kazasinda 17 yasindaki birini oldurmustu.en son yapilan davada, suclu oldugunu itiraf etmis ve min. 6 yil 8 ay hapis cezasina mahkum edilmis. ayrica hapisaneden kacilmaya calisilan bir dizide rol alip, gercekten de hapis yatacak olmasi, oldukca ironik.

Devamı...

kazasiz belasiz



siyirdi gectikazasiz araba kullanmak icin 2026 yilini beklemek zorundayiz. Uzerinde calisilan ve 2026 yilinda kullanima girebilecegi soylenen teknoloji V2V (vehicle-to-vehicle) araclara arasinda insandan bagimsiz haberlesmeyi saglayarak kazalari onleyecekmis. Sizi bilmem ama boyle bir teknoloji olsa bile ben kendimi guvende hissetmezdim, malum biri virus sokar, komplo kurar bilgisayar hatasina kurban gidersiniz. Tabi su anda ulkemizde oldugu kadar can kaybi olmayacagi kesin :)

Devamı...

Klimali Mont



VentilationVest, +45C° duzeylerindeki bu sicak gunlerde serinletici bir urun. Montun cep kisimlarina
yerlestirilen batarya ve ic kismi kaplayan sogutucu sistemle 8 saate kadar kesintisiz klimaniz hizmetinizde. Seviyesi ayarlanabilir sogutma sisteminin calisma performansi, maksimum 19.4 ft³/dk (~0.6mt³/dk.) hava akisi olarak belirtilmis. 1,3 kg. agirligindaki giysinin cok da agir oldugu soylnemez ancak 41db. ses seviyesinde calisan cift fani dusundurucu. Gunluk giyimde pek tercih edilir gorunmesede, askeri amacli veya yuksek sicaklik altinda calisilan islerde kullanilabilir. Ayrintili bilgi icin uretici Entrak'in sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Devamı...

sagir oda ve lost



Lost'u her bi yerlerde gormeye alistik. Hele ilk sezon ve ikinci sezon boyunca karsimiza cikan lost sayilarina (4 8 15 16 23 42) daha da bir deli olduk. Ama en son olay, iyice urkunc!Bu sezon Kanal D'nin yeni dizilerinden biri Sagir Oda. Takip edemiyorum, ancak internet sayesinde tabiki de hemen ulasti bu haber bana. Dizinin 9.bolumunde, ogreniyoruz ki, acilmaya calisilan kasanin sifresi 4 8 15 16 23 42 !!!! Bolumun sirf bu kismini izlemek icin sizi suradan aliyoruz. Simdi bunu duyunca aklima iki olasilik geldi. Birincisi, "yazarlar lost hastasi, boyle bir gonderme yapalim" diye dusunduler. Bir digeri ise, "amaan, turk izleyicisi nasilsa farkinda bile degildir bunun, avrupa yakasi'nin friends'den bol bol alinti yaptigi gibi biz de lost'tan yapalim, anlamazlar."Siz ne dersiniz?

Devamı...

ATA Uzay Asansoru



ATA Uzay AsansoruJapon Uzay Havacilik Dairesi'nde (JAXA), 58 kisilik ekibin basinda bulunan Izmirli bilim adami Doc. Dr. Serkan Anilir, uzerinde calisilan 15 milyar dolarlik ?Uzay Asansoru? projesine ?ATA? isminin verilmesini sagladi.Japonya? da yabancilarin calismasinin yasak oldugu JAXA? da basarilarindan oturu kabul edilen tek yabanci olma ozelligi tasiyan Turk bilim adamimiz Serkan Anilir? in kisisel girisimleri ve projeye olan katkilari nedeniyle projeye ?ATA? ismi verildi. Serkan Anilir, Dunyada bir ilk olmasi, yol gosterici ve imkansizi basarma isteginden dolayi bu devasa projeye Atamiz'in ismini uygun gorus ve Atamiz?in ismi ilk kez bir bilimsel literaturde ?ATA Uzay Asansoru' olarak geciyor? Projeden bahsedecek olursak oldukca iddiali ve karmasik bir proje.
ATA projesi hayata gecirildiginde yeryuzunden uzaya 36 bin kilometre uzunlugunda dev bir asansor kulesi insa edilecek, bu sayede insan ve yuk tasiyabilecekler. 2018 yilindan bitmesi dusunulen proje 15 Milyar dolara imal edilecek, proje bittiginden enerjisini dahil kendi kaynaklari ve gunesten elde edecek, kendi kendine yetebilen bir sistem olacak.

Devamı...

Kasabanin Buluslari..



Carsamba gunleri saat 21:00'de Digiturk DiziMax kanilinda bilimkurgu severleri ekran basina toplayan Eureka adli dizide gordugumuz buluslar gelecege isik tutuyor.
Olagandisiliklarin rutin hale geldigi Eureka kasabasindan bazi buluslar:Herbir duvariniz plazma: Icmekan Duvarlarinizin her birinin birer plazma oldugunu dusunebiliyormusunuz. Kendiniz ekran karsisinda konumlandirmak yerine o sizin icin kendisini konumlandiriyor. 3 Boyutlu Dvd: Ilk defa Star Wars - A New Hope ile karsimiza cikan 3 boyut goruntunun izlenebilmesi teknolojisi aslinda su an uzerinde calisilan ve kismi olarak da basarilmis bir goruntu teknigi.Fakat konu bir dvd nin hologram seklinde gosterimi olunca ancak Eureka Kasabasina ozgudur.Kivrilabilen Bilgisayar: Bir kagit gibi silindir seklinde kivrilabilen bilgisayar. Ustelik Wi-Fi ve Bluetooth u da var.Kopek Dondurma Makinasi: Tatile cikacaksiniz fakat kopeginizi yaninizda goturemiyorsunuz. Onu geride birakmak da icinize sinmiyor. Kopeginizi donduruyorsunuz geldiginizde tekrar acip hasret gideriyorsunuz.Bunlar gibi onlarca bulusun yer aldigi Made in Eureka adli siteyi mutlaka ziyaret edin.

Devamı...

Microsoft'tan Kuresel Ekran Prototipi



Microsoft'un bizi Surface ile tanistirmasinin uzerinden kisa bir zaman gecti. Simdi bizlere Surface'ye benzer bir uygulamayi, kure bicimli bir ekran uzerinde sunuyor. Global Imagination sirketinin donanimini gelistirdigi sisteme, Microsoft el atarak kuresel bir ekran arayuzu eklemis. Kure, icerisinden projektor araciligiyla yansitilan goruntuler ile bir ekrana donusuyor. Uygulamalar, kure yuzeyine dokunulmasiyla kontrol ediliyor. Sistem multi-touch ozelligi sayesinde, birden fazla noktadan dokunularak verilen komutlara ayni anda tepki veriyor. Kure yuzeyinde dokunmaya duyarli bir katman bulunmuyor, bunun yerine kizilotesi kameralar temas edilen noktalari saptayip, buna gore islem yapiyor. Ekrana yansitilacak goruntu verileri duz ekrandakilerden biraz farkli. Kuresel ekranda normal bicimde izlenen ayni goruntu verileri, duz
ekrana verildiginde deforme bir sekilde gozukuyor. Cunku goruntuler kuresel bir alanda bozulmayacak sekilde yazilimsal olarak bukuluyor. Ekran uzerinde yapilabilen; fotograflar uzerinde oynamalar, fiziki dunya haritasi ve 360 derece video uygulamalarinda, ekranin seklinden gelen getiriler kullanilmis. Ekranin bir tarafindan digerine, calisilan uygulamayi "isinlayabilme" kabiliyeti ise hayli ilginc. [video]

Devamı...

dirt: tanitim



FX Network, ozellikle Nip/Tuck ile taninmis ve "sert" tavri ile karsimiza cikan bir kanal. Son 2-3 aydir da, hararetle, Courtney Cox ve esi David Arquette tarafindan yaratilan "dirt" adli bir dizinin tanitimini yapiyordu.Gun geldi catti, ve gectigimiz 2 ocak sali gunu, Dirt, ilk bolumuyle karsimiza cikti. Simdi oncelikle, sunu belirtmeliyim ki, Courtney Cox'u Friends'deki Monica rolune cok zit bir rolde gormek, hosuma gitmedi degil. Ayrica Phoebe rolundeki Lisa Kudrow'un yasadigi "baska karaktere burunememe" sorunu da yok Courtney hanimin. Dizimiz, Now ve Drrt adli iki ayri derginin de basinda olan Lucy (Courtney Cox) karakteri cevresinde donuyor. Now, gayet guzel magazincilik degerlerine sahip, belirli bir kalitenin uzerinde bir dergiyken, Drrt adli dergi de tam tersi, tamamen dedikodu ve hayat yikici haberler uzerinden hayatini surduruyor.Ilk bolumde verilmeye calisilan, Drrt dergisi ile Lucy'den nefret eden ve hayati yikilmis bir cok insan oldugu, ve paparazzi magazinciliginin aldigi korkunc boyutlar.Bir de, diziye kanimca oldukcta tad katan, Lucy'nin muthis fotografcisi Don (Ian Hart) var. Kendisinin en onemli ozelligi, sizofrenik olmasi. Ve bu tarz psikolojik bir hastaligin, Yuzuklerin Efendisi'ndeki Gollum-Smeagle ikileminden sonra en iyi yansitilmis ornegi kanimca. Cok iyi vermisler o sizofrenik hissi.Dizi genel olarak, karanlik ve aynen nip/tuck 'da oldugu gibi, "estetik ameliyatin korkunc yuzu" temasini, "magazin gazeteciliginin korkunc yuzu" olarak devam ettirmeyi basarmislar.Ilk bolum sonuncunda, "of muthis, tum bolumlerini kacirmadan izlemeliyim" gibi bir havayi ne yazik ki veremiyor, ancak bir kac bolum daha sans verilebilecek bir dizi. Cok farkli yonlere cekilebilir. Genel konu gidisatindan cok, karakterler uzerine yogunlasilacak gibi gorunuyor. (sizofrenik Don ve Lucy'nin de bolumun sonlarina dogru ortaya cikan zalim ama yalniz hayati)E2 'de de yakin zamanda yayina baslayacak olan ve su anda FX Network uzerinde Sali aksamlari karsimiza cikan dizinin, fragmanina suradan ulasabilirsiniz.

Devamı...

Bilimin cozemedigi 10 olgu


Asagidakilerden en cok hangisi kafanizi karistiriyor, icinizi urpertiyor? Ya da hangisine yurekten inaniyor, hangisine supheyle yaklasiyorsunuz? Iste bilimin bir turlu aciklayamadigi 10 gizemli olgu...Modern tip artik pek cok hastaligin caresini buluyor, son 10 yilda teknolojide gelinen nokta hayal sinirlarimizi zorluyor.Ancak butun bu sevindirici gelismelere karsin, evren ve bizim guzel gezegenimiz dunya, hikmetini bir turlu cozemedigimiz sirlarla dolu. Ustelik bu konularda yurutulen calismalar, arastirmalar da en azindan yakin gelecekte pek umut verici gorunmuyorlar. Amerikan LiveScience dergisinde, yuzyillardir gizemi cozulmeye calisilan, varligi ve yoklugu tartisilan, somut kanitlara sahip olunamadigi icin 'sir' olarak kalmayi surduren, bilimin bir turlu kesin ve akla yatkin bir aciklama sunamadigi tuhaf, urpertici, merak uyandirici, en cok konusulan '10 Gizemli Olgu'nun listesi yayimlandi. Hayaletlerden UFO'lara, psisik guclerden 'déjà vu' duygusuna kadar tartisilan ve bir turlu aciklanamayan 10 fenomen sizi bekliyor. 1- Taos UgultusuABD'nin New Mexico eyaletinde bulunan kucuk Taos kentini ziyaret eden bazi turistler ve vatandaslar, yillardir, col havasinda gizemli, gucsuz, dusuk frekansa sahip bir ugultu ve titresim duyduklarini anlatiyorlar. Bu iddiada bulunanlar, Taos vatandaslarinin sadece yuzde ikisini olusturuyor. Bazilari bunun coldeki garip birtakim akustik sorunlarindan kaynaklandigini dusunurken, bazilari da bir cesit kitle histerisi ya da ugursuz bir sir olduguna inaniyor. Duyuldugu iddia edilen sese ister vizilti, ister ugultu, ister titresim deyin; ister psikolojik, ister dogal, ister dogaustu olduguna inanin... Hakkinda bilinen bir tek gercek var: O da simdiye kadar hic kimsenin bu garip sesin kokenini ortaya cikaramadigi.2- Buyuk AyakBu gizem de Amerika'dan... Yeni Kita'da yillar boyunca, insana benzeyen, bol tuylu, son derece iri boyutlara sahip, 'Buyuk Ayak' adli bir yaratigi gordugunu iddia eden sayisiz insan ortaya cikti. Tum kita cevresinde kaydedilen iddialar eger dogruysa, aslinda binlerce Buyuk Ayak'in yasiyor olmasi gerekirdi. Ancak bugune kadar bu korkunc yaratiga ait tek bir ceset bile bulunamadi. Ortada belirsiz fotograflar, video kayitlari ve taniklarin aciklamalarindan baska bir sey yoktu. Gorunen o ki bilim mantikli bir aciklama getiremedigi surece Buyuk Ayak da, Iskocya'nin varligi bir turlu kanitlanamayan unlu Loch Ness canavari gibi gizemler dunyasindaki yerini koruyacak.

3- Onsezi
Ister altinci his, ister onsezi, ister kotu hisler diyelim; hepimizin hayatimizda en az bir ya da birkac kez garip sezgilerimizi rehber alarak hareket ettigimiz olmustur. Elbette bu karamsar hislerimiz cogunlukla yanlis cikar. Ancak kimi zaman kimi insanlarin altinci hisleri -ne yazik ki- dogru alarm verir. Psikologlar bu durumu aciklarken insanlarin bilincaltlarinda, farkinda olmadan cevremizdeki dunya hakkinda bilgi topladigini vurguluyorlar. Bu sekilde biz aslinda sadece 'gorunuste bilmedigimiz' bazi seyleri biliyor ya da hissediyoruz. Ancak soz konusu bilgiler bilincaltimizin derinliklerinde yasadigi icin, bunun nasil oldugunu bir turlu anlayamiyoruz. Bu aciklama kimileri icin tatmin edici olsa da pek cok arastirmaciya gore onsezi kanitlanmasi ve ustunde calisilmasi zor bir konu.4- Asla bulunamayan kayiplarInsanlar bazen ortadan kaybolur. Bazilari yasadiklari hayattan kendi istekleriyle kacar, bazilari buyuk capli ve cesetlerin taninamadigi kazalarda yitip gider, bazilari cinayet kurbani olur. Kayiplar olu ya da diri bulunur. Ancak bazi insanlar vardir ki neredeyse tek bir iz birakmadan ortadan kaybolurlar, adeta buharlasirlar. 1872'de Portekiz yakinlarinda bulunan 'hayalet gemi' Marie Celeste'in murettebati, Amerikan isci lideri Jimmy Hoffa bu sekilde kayiplara karisan insanlardan sadece bazilari. Kaybolan insanlar, normal sartlarda polis sorusturmasi, itiraflar ya da tesaduf sonucu bulunuyor. Ancak ortada hicbir olay ve kanit olmadigi zaman insan ister istemez psisik detektiflerin ise ele atmasi gerektigini dusunuyor.

5- Hayaletler
"Olu insanlar goruyorum" repligiyle zihnimize kazinan 'Altinci His' filminden, lisedeyken ev partilerinde pek cogumuzun katildigi masum ruh cagirma seanslarindan, cocukken masal gibi dinledigimiz korkulu hayalet hikâyelerine kadar ruhlar uzerine hep konusulur. Hayaletlerin varligi hakkinda ciddi bir kanit olmamakla birlikte, onlari gordugunu, onlarla konustugunu, onlarin fotograflarini cektigini israrla anlatan -icten ya da degil- sahitler pek cogumuzun yakin cevresinde bile mevcut.6- Déjà vuFransizca bir kelime olan 'déjà vu', Turkcede 'daha once gorulmus' anlamini tasiyor. Aciklamak istedigi durum ise kisaca su: Ozel bir ani ya da birtakim kosullari, ayni sekilde daha onceden de yasamis oldugunuzu hissetme hali. Herkesin hayatinda bir ya da birkac kez yasadigi bu duygu, sasirtici, anlasilmaz, gizemli ve evet urkutucudur. Bircok kisi 'déjà vu' hissini psisik bir deneyim olarak algilar. Bircok kisiye gore ise bunlar onceki hayatlarimizdan davetsiz cikip gelen anlik karelerdir. Arastirmacilar 'déjà vu' ile ilgili bazi aciklamalar yapmaya calissalar da de bu tuhaf hissin nedeni bir gizem olmayi surduruyor.7- UFO'larUFO deyince genelde insanlarin aklina ucan daireler, kisacasi uzay gemileri gelse de UFO'nun acilimi 'Tanimlanamayan Ucan Nesne'... Ve bu nedenle evet UFO diye bir sey var. Cunku dunyanin her tarafinda, gokyuzunde ne oldugunu tanimlayamadiklari birtakim objeleri gordugunu soyleyen insanlar var. Ancak bu obje ve isiklar, aslinda ucak midir, meteor mudur yoksa gercekten Marslilarin son model uzay gemisi midir, bu bir turlu acikliga kavusamiyor.8- Olumden sonra hayatHayatlarinda bir kez olume yakin deneyim gecirmis kisilerin bazilari, karanlik bir tunelde yol alip, sonunda beyaz bir isik huzmesine kavustuklarina dair hikâyeler anlatir. Bunlar arasinda sevdiklerinize kavusmak, garip bir huzur hissetmek gibi daha renkli oykuler de mevcuttur. Bu deneyimler son derece etkileyici olmakla beraber maalesef kimse 'obur taraf'tan elinde bir kanitla ya da dogrulanabilir bir bilgiyle geri donmeyi basaramiyor. 'Obur dunya' meselelerine kuskuyla yaklasanlar, soz konusu deneyimlerin travma gecirmis bir beynin gordugu halusinasyonlar oldugunu vurguluyorlar. Tabii bu nedenle de son derece dogal ve aciklanabilir olduklarini... Olup de geri donen olmadigina gore, bu konu gizemini koruyacak.9- Icine dogmakHem Dogu hem de Bati toplumlarinda, 'onsezi'nin -ki biz bunu halk arasinda 'icine dogmak' olarak adlandiriyoruz- bir cesit psisik guc olduguna inaniliyor. Bugune dek psisik gucleri oldugunu iddia eden kisiler, arastirmacilar tarafindan pek cok teste tabi tutuldu. Ancak elde edilen sonuclar her seferinde ya olumsuz ya da muglak ve supheliydi. Altinci hissin gucune inanan pek cok kisi, psisik guclerin test edilemeyecegini, cunku bir nedenle kendilerine supheyle yaklasanlarin ya da bilim adamlarinin yaninda azaldigini vurguluyor. Eger bu tespit dogruysa, bilimin psisik guclerin varligini, gelecekte de ne ispat edebilmesi ne de curutebilmesi mumkun gorunmuyor.10- Beden/Zihin BaglantisiBir efsaneye donusen 'plasebo etkisi' zihinle beden arasindaki muhtesem iliskinin en basit kaniti. Bu etki kendini soyle gosteriyor: Sahte, yani aslinda ilac olmayan bir ilac aldiklarindan habersiz hasta denekler, dertlerine derman olacak bir ilac ictiklerini ve dolayisiyla iyileseceklerini dusunduklerinden kendilerini cok daha iyi hissediyorlar. Ustelik etki kimi zaman bununla da kalmiyor, tibbi belirtilerde de bir duzelme goruluyor. Bazen de yine bu 'yalanci' ilaclarin ise yaradigini kanitlamak istercesine ilacin etkisiyle aci cekiyorlar. Plasebo deneklerine bakinca, insan ister istemez zihni neye inanirsa bedeninin de onu yasadigina hukum getiriyor. Bu inanilmaz baglanti cok sinirli bicimde aciklanabiliyor. Ancak pek cok uzman, zihnin yardimiyla bedenin kendi kendini iyilestirebilme kabiliyetinin, modern tibbin yaratabilecegi herhangi bir mucizeden kat be kat buyuleyici olduguna inaniyor.

Devamı...