| TurkiyeForumu.net » Somurgecilik pan islamizm isiginda turkmenistan |
Somurgecilik pan islamizm isiginda turkmenistan
fiber optik masa ortusu

fiber optik masa ortususoyle mum isiginda romantik bir yemek dusluyorsaniz, sevgiliniz de sizin gibi teknolojiye bayiliyorsa ve cebinizde fazladan 1270 dolariniz varsa, buyrun size fiber optikten yapilmis masa ortusu yani gerisi size kalmis :)
Devamı...
Gunes enerjisi ile calisan radyo-kulaklik

Pilleri veya pillere para vermeyi sevmeyenler, radyoyu ve disarida vakit gecirmeyi sevenler icin ideal bir urun: Gunes enerjisi ile calisan radyo-kulaklik.
Bu FM/AM radyo, gun isiginda sarj oluyor, 1 saatlik isik 3 saatlik kullanima kadar enerji depolayabiliyor. Tam dolu oldugunda 20 saat calisabiliyor.
140 gram agirliginda ve £25.
Devamı...
Keeping Up Appearances : tanitim

Sahsen muhtesem bir sitkom oldugunu dusunuyorum. Patricia Routledge'nin performansi tartisilmaz. Toplum icinde yukselmeye calisan bir snoptan soz ediyoruz. Arkadaslarini ve komsularini etkilemek isteyen ve maalesef bunu komik duruma duserek pahaliya odeyen, obsesif sekilde baskalarinin hayatlarini organize ve kontrol eden bir hanimefendi. Hic vazgecmiyor. Aristokrat sinifa yakin olma ,hatta onlardan biri olma, hevesi ile mutevazi, bikmis kocasina ve etrafindakilere iskence cektirir cinsten.Telefon konusmalarinda ya da komsulari ile konusurken dilinden dusurmedigi "mercedesi,saunasi ve pony icin bir odasi olan" kiz kardesi Violet, mum isiginda aksam yemegi organizasyonlari ve utandigi diger fakir kiz kardesi ve mutemadiyen atletle dolasan kocasi, hala savas zamaninda oldugunu dusunen ve surekli evden kacarak basini belaya sokan yasli babasi, erkek muptelasi diger kiz kardes ve dahasi...
BBC Prime'da seyretmenizi tavsiye ederim.
Ilgili 2 site;
Biiir, ikiii
Devamı...
Segway .. tekerlekli hersey guzeldir

Amerikalilar yurumeyi hic sevmiyor. 30 Mart'ta MOTED tarafindan Istanbul'da duzenlenen Motoshow 06'da da standi bulunan Amerikali uretici Segway'in elektrikli "insan tasiyici" araci 20 km/s hiza ulasabiliyor.Aracin kontrol birimi, arac uzerindeki sensorlerden aldigi veriler isiginda daima iki tekerlek uzerinde dengede kalinmasini sagliyor. Ileri geri hareket de ayni sensorler yardimi ile sizin agirlik dengenize gore saglaniyor; vucut agirliginizi ne tarafa verirseniz o yonde ilerliyorsunuz. Yon kontrolu da tutacaklardan saglaniyor.

Internet sitesinde Segway'e binmenin yurumenin yerini alacagi yonunde bir yaklasim benimsenmis olmasi biraz komik; ozellikle ic mekanlarda. Ama tekerlekleri olan pek cok sey gibi Segway de oldukca eglenceli ve bagimlilik yapiciymis. Bence de tasarimi ve kullanimi acisinda devrimsel bir arac. Ilginizi cektiyse internet sitesine girip videolarini izlemenizi tavsiye ederim. Fiyati 7500 $'dan basliyor...
Devamı...
gunes enerjili kavanoz!

acil durum ve kamp kavanozu :)bu kavanozu ( ben kavanoz diyorum, onlar sise demis ) tanitirlarken kullandiklari " bu sise hem su, hem de gunes isigini tutuyor " cumlesini okuyunca,onu tanitmanin cepbul misali bir hal almaya baslayan turkiyeforumu.org'un esas amacina bir borc oldugunu gordum.
kapagindaki gunes paneli sayesinde, yine kapaginin icindeki pilleri sarj edip, altindaki ledler ile istenildiginde bir kamp lambasi misali kullanilabiliyor. ayrica esas ozelligi olan su tasimayi da ihmal etmiyor. acil durumlar da unutulmamis tabiki, icinde bir de kirmiz led var ve bu kavanozu acil durum flasoru olarak kullanmamizi da sagliyor. oldukca pratik bir cozum bence. mobil aygit kavramini en iyi sekilde yansitacak aparatlardan birinin, bir kavanoz olacagini insan ancak gozuyle gorunce kavriyor :) gunes isiginda 12 saat kalmasi durumunda uzerinde ki degistirilebilir AA sinifi Ni-Cad ( nikel kadminyum ) pilleri tam olarak sarj ediyor ve beyaz isik veren led'i 8-10 saat, kirmizi isik veren led'i de 16 -18 saat calistirabiliyor.
( kirmizi led'in daha fazla yanmasinin nedeni, renkli ledler icinde en dusuk akim [ 1,8V-15mA] ile calisabilen ve esik gerilimi en dusuk olan renk kirmizidir[Mavi ve Beyaz LED yaklasik 3V-30mA 'de calisir] )
Devamı...
Wolverine Artik Tek Basina

Wolverine olarak bilinen mutant, basarili X- Men serisinden ayrilarak bagimsiz bir sinema filminin kahramani olarak beyazperdede yerini almak uzere. X-Men serisinin izleyici ile bulusmasinin ardindan cizgi roman dunyasindan beyazperdeye transfer olan mutant kahramanlar arasinda sivrilen ve hayran kitlesinde ciddi bir artis gozlenen Wolverine karakterindeki isik cabuk fark edildi. X- Men serisinin elde ettigi gise basarisinin etkisi ile Wolverine?i serinin en sevilen ve unlu karakterlerinden biri olmasindan da yararlanarak yapimcilar, basli basina bir yapim ile sinemaseverlerle bulusturmak uzere kollari sivadilar.David Benioff tarafindan senaryosu tamamlanan proje icin soylenenlere gore uc ayri senaryo taslagi hazirlanmis. Hugh Jackman?in da katilimi ile hikaye akisinin bozulmamasi icin X- Men cizgi romanlari titizlikle elden gecirilerek son sekli verilmis.Henuz yonetmeninin kim olacagi belli olmayan film icin X-Men serisinin son filmi Last Stand?i yoneten Brett Ratner ile Bryan Singer?in ismi geciyor. Ancak soylenenlere gore Singer?in bu projede yer almakla ilgili olarak zaman sikintisi mevcutmus.2008 gibi izleyici ile bulusmasi beklenen filmin hikayesi eger dedikodular dogru ise, Wolverine?in Charles Xavier?dan aldigi ufak bilgiler isiginda gecmisi, kim oldugu ve kokenleri hakkindaki tum gercegi arastirmasi cevresinde sekillenecekmis.X-Men ve tabiî ki Wolverine hayranlarina duyurulur.
Devamı...
Tanrilar Uzayli mi?
Tanrilarin Arabalari, Tanrilarin Ayakizleri... Bu isimler bile ne kadar ilgi cekici, degil mi?1980'lerde yayinlanan ve onlarca baski yapan bu iki kitap, gunumuzdeki cogu bilim kurgu meraklisi ve dunya disi varliklara ilgi duyan okuyucunun kutuphanesinde mevcuttur. Oyle ki, bu iki yapitla birlikte dunyada 'Danikenizm' salgini baslamis ve Time dergisinin ifadesiyle Sagan'dan sonra yeni bir akim daha hayat bulmustur.Kitaplarin yazari Isvecli bir arkeolog olan Erich Von Daniken, kutsal yazitlar ve cozulememis arkeolojik bilmecelere kafa yorarken, dunyadaki insan varliginin, dunya disi varliklara dayandirilabilecegini, dinler, peygamberler ve kutsal kitaplarin, dunya disi varliklarlarca ortaya konmus olabilecegini carpici orneklerle okuyucularina sunmustur. Kesin sonuclara gitmektense, cizimler, fotograflar ve tanik ifadeleri ile birlikte gercek bir arazi calismasi yaparak, cesitli medeniyetlerin, ilkel topluluklarin ve dini kitaplarda gecen ifade ve anlatimlarin isiginda, karari okuyucuya birakmistir.
Danikenizm'in temel dayanagi, mutlak bir yaraticinin oldugunu kabul etmekle beraber insanoglunun uygarlik macerasinin dunya disi varliklarca yonlendirilmis ve hatta planlanmis oldugu savidir. Nitekim zaman zaman gozlemlenen ucan daireler ya da dunya disi varliklarla temasa gecen insanlar da, bu deneyin bir parcadir. Daniken'e gore dunya disi varliklar, gezegenimiz zaman zaman ziyaret ederek, eserlerini kontrol etmektedirler.Ulkemizde de arastirmalar yapmis olan kitaplarinda isledigi Derinkuyu Magarasi ve Nemrut Dagi'na iliskin iddialari dikkate degerdir.Kitaplari 32 dile cevrilen ve milyonlarca satilan Daniken'i incelemekte va yasamla ilgili bildiklerimizi tekrar gozden gecirmekte fayda olduguna inaniyorum.
Derinkuyu Magarasi
Nemrut Dagi
Erich von Daniken
Danikenizm'in temel dayanagi, mutlak bir yaraticinin oldugunu kabul etmekle beraber insanoglunun uygarlik macerasinin dunya disi varliklarca yonlendirilmis ve hatta planlanmis oldugu savidir. Nitekim zaman zaman gozlemlenen ucan daireler ya da dunya disi varliklarla temasa gecen insanlar da, bu deneyin bir parcadir. Daniken'e gore dunya disi varliklar, gezegenimiz zaman zaman ziyaret ederek, eserlerini kontrol etmektedirler.Ulkemizde de arastirmalar yapmis olan kitaplarinda isledigi Derinkuyu Magarasi ve Nemrut Dagi'na iliskin iddialari dikkate degerdir.Kitaplari 32 dile cevrilen ve milyonlarca satilan Daniken'i incelemekte va yasamla ilgili bildiklerimizi tekrar gozden gecirmekte fayda olduguna inaniyorum.

Derinkuyu Magarasi

Nemrut Dagi

Erich von Daniken
Devamı...
Jerry Bruckheimer Dizileri

Jerry Bruckheimer kariyerine reklam produktorlugu yaparak baslamis ve diziler, sinema filmleri derken Amerika'nin en meshur produktorlerinden biri olmus. CSI serileri, Without A Trace, Cold Case gibi uzun soluklu ve meshur dizilerin yapimciligini yapan Bruckheimer'in polisiye diziler konusunda ayri bir tur olusturdugunu soylemek cok da yanlis olmaz sanirim. Her bolum ayni dedektiflerle ayri davalarin, sivrisinege dahi kan testi yapacak kadar gelismis teknolojileri ve mukemmel dehalariyla davalari 40 dakikada cozdugu diziler bunlar. Tabiki bu dizilerde mantik aramak ve gercek kriminal vakalarla ya da isleyislerle karsilastirmak dogru degil. Zira bu diziler seyirciye her bolum degisik kurbanlar, katiller sunarak adaletin yerini bulmasindan rahatlik duymalarini sagliyorlar. Ben bu tur dizilere popcorn polisiyeler adini taktim. Kafanizi bosaltmak icin ekran karsisinda oturup birilerinin sizin icin bulmaca cozmesini izlemek gibiler.
Bu dizilerde gozlemledigim bazi ortak noktalar:
- Oncelikle hikaye cok ama cok hizli ilerliyor ancak buna ragmen her turlu izleyicinin anlayabilecegi bir anlatim tarzi var. Bu nedenle dedektifler cogu zaman kendi aralarinda zaten bildikleri bir seyi seyirciye de acikliyorlar.
- Cekim kalitesi, dramatik yapisi bakimindan tum dizilerde tutturulmus bir standart var.
- Karakterler askta basarisiz ama is hayatlarinda cok basarili insanlar. 1 ayda cozulecek davalari tek bolumde bitiriveriyorlar :)
- Dizilerin cogunda bir politik dogruculuk soz konusu. Escinseller, azinliklar kesinlikle kotu duruma dusurulmuyor. Ancak daha aykiri bulunanlar (pedofililer, travesitler, irkcilar) kotu adam olabiliyorlar.
- Bruckheimer dizilerinde muzik kullanimi cogu Hollywood filminden bile daha iyi.
Devamı...
Dane Howard'dan ipuclari
Dane Howard'in ?The Future of Memories: Sharing Moments with Photoshop Elements and Digital Cameras? gibi kisacik bir isme ama faydali bir icerige sahip olan kitabindan parcalar Webmonkey'de verilmis. Bir ozet fena olmaz gibi geldi:Dijital kameralar insana bolluk hissi veriyor cunku maliyet sifir. Bol pratik yapma imkâni, deneme yanilma rahatligi, aninda sonuc, sadece goz merceginden degil de ekrandan butunu gorebilmek, ?kazayla? acaip kareler yakalamayi kolaylastiriyor. Basmadan once editleyebilmek ve degistirebilmek de cabasi. Iste birkac ipucu: Goz merceginden ayril: Ufak bir goz deliginden uzaklasip kameranizin ekranindan bakinca, genis bir perspektif kazaniyorsunuz, olaylari oncesinden algilayabiliyorsunuz ki bu da kendinizi ve kameranizi dogru pozisyona getirebilmenizi sagliyor. Beden dilinizi ise adapte edebiliyor, yeni acilar kesfedebiliyorsunuz. Burada goruldugu uzre, ceken kisinin rahatligi poz verene de yansiyor. Bu rahat hareketlere ornekler de bakiniz yine ayni sayfada var.Sirali cek: Ardarda sirali fotograflar cektiginizde birbirini tutan isik ve objelerin sagladigi devamlilik ile sik sonuclar elde edebilirsiniz. Tek planda birden cok obje cekmeyi deneyin. Elinizi korkak alistirmayin. Pek cok imaj cekmek icin dijital camcorder da kullanin. Pek cok yeni kameranin "burst" modu var bu is icin. Sirasini da degistirebiliyorsunuz. ?Ifade avlamak? da kolaylasiyor, bakiniz ornek.Lokasyon belirle: Lokasyon isigini kendiniz secebiliyorsaniz ne âlâ. Portre icin isigin genel kalitesine bakin. Objeyi dogal isik saglayan bir pencere ya da kapi yanina oturtun. Acikhavada iseniz direkt gunes isigindan kacinin. Ornegin, beyaz bir duvar size gereken yumusak aydinligi saglar.
Lokasyonu siz secemiyorsaniz, gorus acinizi degistirin. Egilin, kalkin, yaklasin, uzaklasin ve surekli gozleyin. Siyah-beyaz deneyin ve sadece isiga odaklanin. Dogru noktayi buldugunuzda yeniden renkliye donersiniz. Cok parlak gunes isiginda flash kullanmayi deneyin. Safak zamani flash?a gecmektense manuel denemeleri tercih edin. Pek cok dijital kamerada safak isigi ayari da var. Icerdeki yapay isikta da Outdoor ya da Auto modunu deneyin. Bir yere girerken ilk ve oradan cikarken son gordugunuz seyi cekin. Bir postproduksiyon yapiyorsaniz, cektiginiz karelerin isik sicakligi, kamera ayarlari birbiriyle uyumlu olsun ki sonradan mantikli bir butun haline gelebilsinler. Uc boyutlu dusunun; sahneyi katmanlarina ayirabilin.
The Future of Memories
Lokasyonu siz secemiyorsaniz, gorus acinizi degistirin. Egilin, kalkin, yaklasin, uzaklasin ve surekli gozleyin. Siyah-beyaz deneyin ve sadece isiga odaklanin. Dogru noktayi buldugunuzda yeniden renkliye donersiniz. Cok parlak gunes isiginda flash kullanmayi deneyin. Safak zamani flash?a gecmektense manuel denemeleri tercih edin. Pek cok dijital kamerada safak isigi ayari da var. Icerdeki yapay isikta da Outdoor ya da Auto modunu deneyin. Bir yere girerken ilk ve oradan cikarken son gordugunuz seyi cekin. Bir postproduksiyon yapiyorsaniz, cektiginiz karelerin isik sicakligi, kamera ayarlari birbiriyle uyumlu olsun ki sonradan mantikli bir butun haline gelebilsinler. Uc boyutlu dusunun; sahneyi katmanlarina ayirabilin.

The Future of Memories
Devamı...
Riget 'Bir hastane dizisi daha ne kadar garip olabilir?'

Rivayete gore Lars von Trier arkadaslariyla TV'de reyting rekorlari kiran, ayni zamanda sanatsal degeri de olan bir dizi cekebilecegi konusunda iddiaya girmis ve Riget boyle ortaya cikmis. Yayinlandigi donemde Danimarka'da yayin saatinde sokakta kimseler olmaz, kus ucmaz, kervan gecmezmis... Dogma gibi bir akimi cikartip kendi kendine kurallar koyan bir yonetmenden beklenir dogrusu.
Riget, Krallik adi verilen ve eskiden camasirlarin yikandigi bir derenin kurumasi sonucu olusan batakliga insa edilmis bir hastanede geciyor. Bu kadar arazi bilgisinin nedenini merak ediyorsaniz dizinin giris sekansina bakabilirsiniz. Hastanede kayip ruhlar dolanirken onlara yardim edebilecek tek kisi ruhlarla iletisim kurabilen Bayan Sigrid'dir. Sigrid oglunun da hastanede hasta bakici olarak calismasinin avantajiyla olayi cozmek icin hasta taklidi yaparak hastanede kalir. Dizinin aksi doktoru Isvec'li Doctor Helmer'da Danimarka'dan ve Danimarkali herseyden nefret eden, sinir bozucu ama kilit bir karakter. Ancak buraya kadar her seyi mantik cercevesine oturtabildim zira dizinin icindeki olaylar ve karakterler anlatilmasi zor seyler. Mesela hastanede bashekimin olusturdugu gizli bir 'kardeslik' grubu var ve bunlar bodrumda toplanip, garip ayinler yapiyorlar. Olen karakterler birden geri gelebiliyorlar. Her bolumde yasanan olayarla ilgili bulasikhanede calisan iki Dawn sendromlu hizmetlinin karsilikli anlasilmaz konusmalarini dinliyoruz. 'Duvarlar agliyor, Krallik yikiliyor' tarzi kehanetvari sozler bunlar. Bence herseyden de en garip ve komik olan dizinin sonunda yazilar akarken Lars von Trier'nin ekrana cikip 'pek de heyecanli bitti, hadi bakalim haftaya gorusuruz' seklinde yaptigi yorumlar :) Bir de Udo Kier faktoru var ki, ben zaten kendisini cocuk filminde dahi izlesem korkarim.
Tum bu anlatamayislarimin isiginda sunu soyleyebilirim ki Riget izledigim en iyi dizilerden biri. Sonuna kadar korkutup, sonuna kadar guldurdugu ve ikisini birbirine karistirmadigi icin belki de. Ne yazik ki dizi Stig Helmer karakterini canlandiran oyuncunun olumu nedeniyle yarida kalmis ve Riget efsanesi virgulle bitmistir.Bir de Amerikan yapimi Krallik var ama onun hikayesi Stephen King'den uyarlamaymis. Ben arada bayagi bir benzerlik yakaladim ama kim kimden, neresi nerden bilemiyorum.
Devamı...
Ana hatlari ile bilim kurgu kitaplari tarihcesine kisa bir bakis..
Bilim kurgu adini verdigimiz edebi akimin tarihi sanilandan cok daha eskiye dayanmaktadir. Bu alanda verilen ilk eserler Lukianos tarafindan millattan once yaklasik ikinci yuzyilda verilmistir. Yazar olmus bir oyku adiyla cikan kitap dunya disindaki gezegenlere yapilan yolculuklari anlatiyordu ve donem filazoflari ile alay etmek amaci ile yazilmisti.Bilim kurgu'nun sonraki duraklari icin uzun sure beklemesi gerekiyordu. Kepler'in Sombium adli eseri ya da Voltaire'in Micromega adli kisa oykusu dunya disina yapilan yolculuklar ve insanin farkli ortamlarda yasayacagi maceralar ile ilgili onemli fakat bilimsel temelden yoksun birer ilk-adim denemeleri idi. Oyku ya da roman olarak bu kadar gec tarihlerde ortaya cikan bilim kurgu kendisini dini yazitlarda cok rahat bir sekilde sergiliyordu aslinda. Israil'lilerin Golem'i yaratilmis bir canliydi ve robot islevi goruyordu. Temel olarak olen bir insan vucudunun canlandirilmasi ve yaratilanin sahibine duydugu kizginlik baglaminda incelenirse Mary Wollstonecraft Shelley tarafindan 1816'da yazilmis olan Frankenstein romani ile buyuk paralellik kurdugu da gozlemlenebilir. Ayni sekilde Amerika mitolojilerinde gorulen uzaydan gelenler de ?ki daha sonra Erich Von Daniken ve takipcileri tarafindan olusturulan uzayli incelemeleri akimina kaynaklik ederler- dinsel baglamda da olsa ilk bilim kurgu ornekleri arasina girebilirler.Modern anlamda bilim kurgu?nun ortaya cikisinda bazi klasik yazarlarin rolu yadsinamaz. Jonathan Swift , 1726'da yayimladigi "Gulliver'in gezileri"nin ucuncu cildinde acikca bu konuya egilir.Cuceler ve devler ulkesinden sonra Gulliver?in gittigi ucuncu ulke ucan kaleleri ve teknolojik egilimleri ile Frankenstein ile beraber hem bilimkurgu hem de steam punk adli alt kulturun ilk baslangici sayilabilirler. Micromega bu baglamda fantastik kurguya bilim kurgudan cok daha yakin oldugu icin modern incelemeler arasinda yer almaz. Modern bilimkurgunun babasi sayilan Jules Verne?ye gecmeden once ilk ortaya cikan akim olan Steam Punk?tan bahsetmek istiyorum. Tabi ki asil amac su anki adini almis olan bilim kurgu yazmak degildi; daha cok insanlari eglendiren maceralara sokmayi amaclayan bir turdu. Basit olarak bakilirsa gecmiste gecen, o cagin teknolojisinin cok ustunde teknolojik ve bilimsel icatlar kullanilan macera romanlari idi steam punk. Tur yuz yildan eski olsa da adi birkac on yildir; syber punk akiminin cikmasi ile kendisine bahsedilen bu turun kokeninde sanayi devrimi yatar. Insanlarin kaldiramadigi kadar hizli gelisen sanayilesme surecinde bazi hayal gucu yuksek yazarlar (Jules Verne, H.G. Wells vs..) bu turu ortaya cikartmislardir. [Klasik steam punk?i burada kesiyorum, modern steam punk 60 sonrasi akimda incelenecek] Jules Verne bilim kurgu turunun en cok saygiyi hak eden yazarlari arasindadir. H.G.Wells ile birlikte bilimin ve yuksek teknolojinin hakim oldugu ?bazi durumlarda da istisnai zeki beyinlerin urunu oldugu- kitaplar yazan yazarlarin onculeri ve hayal gucu en kuvvetlileri arasindadir. Denizler Altinda 20.000 fersah, Aya Seyahat gibi kitaplarda gelecegin teknolojileri onceden anlatilir. Jules Verne bu acidan 20. yy?in Da Vinci?sidir.
Diger buyuk klasik ekol donemi ustadi ise Wells?tir. Wells hem insan psikolojisi hem de teknolojiyi yapitlarinda birlestiren ilk ustalardandir. Gorunmez Adam, Zaman makinesi gibi yapitlarinda doneminin ?ve hatta bizim donemimizin- ustu bir teknolojiyi ele almakla kalmayip eline gecen gucu kullanan insanlarin kisiligindeki guc arzusu temelli degisimleri de ele alir; bu tarzin en guzel ornegi de gorunmez adamda kendisini belli eder. Ayni zaman ve ekolun temsicilerinden oenmli bir kitap da Dr Jekyll ve Mr Hyde?dir.Bilimkurgu ikinci ana sicramasini Birinci Dunya Savasindan sonra yapmistir. Ucaklar ve nukleer arastirmalar, artik evrene acilabilmenin hayal degil, sadece zamanini bekleyen olacak bir olay oldugunu ortaya cikartinca bilim kurgu da insanin ozundeki en onemli soruya, disarida yalniz olup olmadigimiza, uzayda neler olabilecegine odaklanmistir. Fantastik kurgu ile birlikte gelisen bu akimin onculeri iki tarafta da siniflandirilan Robert E. Howard?in Conan adli eseri ve H.P. Lovecraft?in Cuthulhu mitoslarini olusturan oykulerdir. Conan?daki buyuculer ve benzer gucleri olan zeki adamlar hayvanlara zeka kazandirmaya ya da boyutlarin otesini arastirmaya calisirken Lovecraft?in eserlerinde uzaydan gelen canlilarin gelismis uygarligi hakkinda bilgiler verilmekte; farkli hayatlarin dunyanin gecmisini nasil degistirdikleri anlatilmaktadir. Deliligin Daglarinda bu acidan Lovecraft hikayeciliginin temelini olusturmaktadir.Howard, Lovecraft gibi yazarlar bilim kurgunun en hizli yayildigi donem olan Pulp akimi zamanina rastlar. Bu ucuz dergiler herkesin alabilecegi fiyatlarda cikip, o donemde edebi akima yon veren insanlarin goz ardi ettikleri hayalgucu konsuna odaklanan iyi ? kotu butun yazilara yer vererek fantastik kurgu, bilimkurgu ve cizgiroman turlerine altin yillarini yasatmislardir.Altmisli yillara geldigimizde Ikinci Dunya Savasi sonrasinda atom bombasi ve uzay teknolojilerindeki gelisim bilimkurguya yon vermeye baslamistir. Bilim?in temel alindigi bu turde uzay cagi temasi bas tacidir. Uzaya yapilan seferler, farkli turlerle tanismalar, aya ve diger gunes sistemi gezegenlerine yolculuklar/yerlesmeler gibi temalar artik bilimin isiginda oluyor; hatta bilimkurgu bilime yol gosteriyordu. Bu akimin en unlu yazari Arthur Clarke Rama ve 2001 bir Uzay Yolculugu serilerinde bilimsel gelismelerden feyz alan ve bazi noktalarda ona onculuk eden ?haberlesme uydulari vb? teknolojilerin gelistiricisi Clarke?tir- yazimi ile bu iki tur arasindaki bagi kurmus ve bilim kurgu ismine kaynaklik edenlerden birisi olmustur.Ayni yillarda ikinci ana kol da gelismeye baslamisti. Utopya, Gunes ulkesi gibi eserler ve Marxsizm?e yanit olarak ortaya cikan Anti-Utopya turu insanligin tek noktaya yonelmesi, siniflandirma, globalizm, kapital cikar catismalari gibi doneminin onemli sorunlarina da cevap niteligindeydi. Zimyadin?in biz eseri, Orwell?in 1894?u, Delany?in klasiklesmis saheseri Triton bu akimda gunumuze kadar one cikan yapitlardir. Tek birey gibi davranan, medya ve devlet gucu sayesinde hafizasini kullanamayan, boyun egmis modern kapital bireye ve savas&cikar iliskisi ile dogan Dunya Savasi sonrasi duzene Baby Boomers adi da verilen savas sonrasi cocuklarinin tepkisiydi Anti Utopya. 68 kusagi ve cicek cocuklar, pasifist anarsizm gibi temelleri kendisine mal eden bu turun en unlu ismi ise Mulksuzler ile suphesiz Ursula K. LeGuin?dir. O sadece sinifsiz bir toplum isterken ayni zamanda bunun da yol acacagi zararlari anlatmaktan cekinmeyen bir anarsisttir ve psikolojik bilim kurgu turunun en buyuk ustalarindan birisidir. Bu zaman diliminde Rusya?da ortaya cikan degismelere de deginmek gerekir. Altin Cag olarak adlandirilan 50?li yillarda yilda binlerce kitap gibi inanilmaz sayilarda gelisen Rus bilimkurgusu tamamen teknik gelismelerle paralel ilerliyor ve Soguk Savas etkisi ile uzaya aciliyordu. Bu durum insan psikolojisi temelli yazilari ile Stalinslaw Lem ve Issac Asimov tarafindan degistirilmis ve topluma bakis acisi, insanlik kavrami ve robot-insan iliskileri temel alinan yeni bir yere dogru itilmistir. Asimov?un Uc Robotik Kurali ve Lem?in Solaris?i ?insan? kavraminin ne oldugunu sorgulayan aykiri yapitlardir. Bu konu ile ilgili incelenmesi gereken yazarlardan birisi de Blade Runner ile Philip K.Dick?tir.Gunumuze gelindiginde bilim kurgunun bakis acisindaki tarihsel degisimi gozlemek zor bir olay degildir. Bilimin her sey oldugu dunyada kendisini kaybeden bireylerin yasamlarini anlatan, bilimsel boyutu yerine psikolojik boyutu ile isin ilgilenen yazarlar bilim kurgunun tacini elde etmislerdir. Asiri teknolojik yasam, toplumdan kopus, teknolojinin her alani ele gecirmesi gibi konular yuzunden paranoyaklasmis ya da yalnizligin pencesinde olan insanlari anlatan sosyal-psikolojik yazim tahti ele gecirmistir. Hala yazim hayatini surduren LeGuin, aramizdan ayrilmis olan Asimov ve Clarke gibi isimler bu yeni turun hem kuruculari, hem de en unlu temsilcileridir. Fakat siber punk ve steam punka da ilham kaynagi olmuslardir.Siber punk ve (modern) steam punk akimlari icin post modern bilimkurgu terimini kullanabiliriz. Artik bakis acisi evrenin sonsuzlugundan ve galaksiler arasindaki yasamin cekiciliginden bu yazilanlarin gerceklesmeye baslamasi yuzunden insanin kendisine kaymistir. Gothe?nin unlu lafi ?insan, insanin olcusudur?de gorebilecegimiz gibi sosyo-psikolojik yaklasimlar ile yogrulan modern teknolojik hayatin problemleri kendi icimize, ruhumuza ve toplumumuza, onlarin alabilecegi sekle goz atmamiz zorunlulugunu dogurmustur. Siber Punk bu amactan yola cikar; internetin yarattigi kisilik kaymalari, devletlerin gozetimindeki insanlarin paranoyalari gibi konulari ile alir. 70?li yillarda ortaya cikan John Brunner?in Sok Dalgasi Suvarisi ya da Harry Harisson?un Paslanmaz Celik Sican adli kitaplarinda kendisini bulan siber punk gunumuzde Tad Williams?in basyapiti Otherland serisinde oldugu gibi mitoslar, internet, harcanabilir yasamlar ve gelecek tasarimlari arasinda yol almaya calisan kompleks bir edebi ture donusmustur. Turkiye?de bilimkurguMaalesef sanayi devriminin gec ulasmasi edebi bakimdan da Turkiye (ve Osmanli tabi ki) tarihinde onarilmaz kayiplara yol acmistir. Modernizmin getirisi olan bu tur yurt disindaki tarihinden yuzyillar sonra ulkemize gelebilmistir. Fakat gene de edebi acidan olmasa da turun yayginlasmasi acisindan onemli yazarlarimiz mevcuttur. Bunlari liste ile vermek gerekirse;Zuhtu Bayar = Geysa Android Sirketi, Tutuklu Bilinc ve bilim kurgunun tarihcesini inceleyen, maalesef su anda butun aramalarima ragmen bulunamayan bilim kurgu ve gerceklik adli kitaplari.Atilgan ve Nostoramo bilim kurgu dergileri.Turk Bilim Kurgu Oykuleri (Ozlem Alpin Editorlugunde) = Oyku AntolojisiMehmet Emin Ari = Oyku YazariMufit Ozdes = Metis Bilim Kurgu serisinin tek Turk yazarli kitabi olan Son Tiryaki adli bilimkurgu oykuleri kitabinin yazari.Memo Tembel Cizer = Feykel Beser adli lombak dergisinde yayinlanan cizgiromani ile ilk turk Steam Punk serisini olusturmustur.Fatih Catallar = Donusum (1995 ) ve Evrenin Kapisi ( 1997 ) adli eserleri vardir, Hawking gibi unlu bir profesorun on soz yazdigi ve dunya litaraturunde kabul goren ilk Turk bilim kurgu eserlerinin sahibidir.Mehmet Acar = Anarsik Rehavet adli bilim kurgu oyku kitabi vardir.Ozlem Kurdoglu = Son Cephede Safak adli kitabi yazmistir.Evren Imre = Kiyamet Sirki?nin yazaridir.Olumsuzler = Xasiork yayinevinden cikan oyku antolojisi.Dogu Yucel = Dusler, Kabuslar, Gelecek MasallariUzayda iki Turk Cocugu = Hadi BesleyiciHaldun Aydingun = 2000?li yillarin oykuleri.
Diger buyuk klasik ekol donemi ustadi ise Wells?tir. Wells hem insan psikolojisi hem de teknolojiyi yapitlarinda birlestiren ilk ustalardandir. Gorunmez Adam, Zaman makinesi gibi yapitlarinda doneminin ?ve hatta bizim donemimizin- ustu bir teknolojiyi ele almakla kalmayip eline gecen gucu kullanan insanlarin kisiligindeki guc arzusu temelli degisimleri de ele alir; bu tarzin en guzel ornegi de gorunmez adamda kendisini belli eder. Ayni zaman ve ekolun temsicilerinden oenmli bir kitap da Dr Jekyll ve Mr Hyde?dir.Bilimkurgu ikinci ana sicramasini Birinci Dunya Savasindan sonra yapmistir. Ucaklar ve nukleer arastirmalar, artik evrene acilabilmenin hayal degil, sadece zamanini bekleyen olacak bir olay oldugunu ortaya cikartinca bilim kurgu da insanin ozundeki en onemli soruya, disarida yalniz olup olmadigimiza, uzayda neler olabilecegine odaklanmistir. Fantastik kurgu ile birlikte gelisen bu akimin onculeri iki tarafta da siniflandirilan Robert E. Howard?in Conan adli eseri ve H.P. Lovecraft?in Cuthulhu mitoslarini olusturan oykulerdir. Conan?daki buyuculer ve benzer gucleri olan zeki adamlar hayvanlara zeka kazandirmaya ya da boyutlarin otesini arastirmaya calisirken Lovecraft?in eserlerinde uzaydan gelen canlilarin gelismis uygarligi hakkinda bilgiler verilmekte; farkli hayatlarin dunyanin gecmisini nasil degistirdikleri anlatilmaktadir. Deliligin Daglarinda bu acidan Lovecraft hikayeciliginin temelini olusturmaktadir.Howard, Lovecraft gibi yazarlar bilim kurgunun en hizli yayildigi donem olan Pulp akimi zamanina rastlar. Bu ucuz dergiler herkesin alabilecegi fiyatlarda cikip, o donemde edebi akima yon veren insanlarin goz ardi ettikleri hayalgucu konsuna odaklanan iyi ? kotu butun yazilara yer vererek fantastik kurgu, bilimkurgu ve cizgiroman turlerine altin yillarini yasatmislardir.Altmisli yillara geldigimizde Ikinci Dunya Savasi sonrasinda atom bombasi ve uzay teknolojilerindeki gelisim bilimkurguya yon vermeye baslamistir. Bilim?in temel alindigi bu turde uzay cagi temasi bas tacidir. Uzaya yapilan seferler, farkli turlerle tanismalar, aya ve diger gunes sistemi gezegenlerine yolculuklar/yerlesmeler gibi temalar artik bilimin isiginda oluyor; hatta bilimkurgu bilime yol gosteriyordu. Bu akimin en unlu yazari Arthur Clarke Rama ve 2001 bir Uzay Yolculugu serilerinde bilimsel gelismelerden feyz alan ve bazi noktalarda ona onculuk eden ?haberlesme uydulari vb? teknolojilerin gelistiricisi Clarke?tir- yazimi ile bu iki tur arasindaki bagi kurmus ve bilim kurgu ismine kaynaklik edenlerden birisi olmustur.Ayni yillarda ikinci ana kol da gelismeye baslamisti. Utopya, Gunes ulkesi gibi eserler ve Marxsizm?e yanit olarak ortaya cikan Anti-Utopya turu insanligin tek noktaya yonelmesi, siniflandirma, globalizm, kapital cikar catismalari gibi doneminin onemli sorunlarina da cevap niteligindeydi. Zimyadin?in biz eseri, Orwell?in 1894?u, Delany?in klasiklesmis saheseri Triton bu akimda gunumuze kadar one cikan yapitlardir. Tek birey gibi davranan, medya ve devlet gucu sayesinde hafizasini kullanamayan, boyun egmis modern kapital bireye ve savas&cikar iliskisi ile dogan Dunya Savasi sonrasi duzene Baby Boomers adi da verilen savas sonrasi cocuklarinin tepkisiydi Anti Utopya. 68 kusagi ve cicek cocuklar, pasifist anarsizm gibi temelleri kendisine mal eden bu turun en unlu ismi ise Mulksuzler ile suphesiz Ursula K. LeGuin?dir. O sadece sinifsiz bir toplum isterken ayni zamanda bunun da yol acacagi zararlari anlatmaktan cekinmeyen bir anarsisttir ve psikolojik bilim kurgu turunun en buyuk ustalarindan birisidir. Bu zaman diliminde Rusya?da ortaya cikan degismelere de deginmek gerekir. Altin Cag olarak adlandirilan 50?li yillarda yilda binlerce kitap gibi inanilmaz sayilarda gelisen Rus bilimkurgusu tamamen teknik gelismelerle paralel ilerliyor ve Soguk Savas etkisi ile uzaya aciliyordu. Bu durum insan psikolojisi temelli yazilari ile Stalinslaw Lem ve Issac Asimov tarafindan degistirilmis ve topluma bakis acisi, insanlik kavrami ve robot-insan iliskileri temel alinan yeni bir yere dogru itilmistir. Asimov?un Uc Robotik Kurali ve Lem?in Solaris?i ?insan? kavraminin ne oldugunu sorgulayan aykiri yapitlardir. Bu konu ile ilgili incelenmesi gereken yazarlardan birisi de Blade Runner ile Philip K.Dick?tir.Gunumuze gelindiginde bilim kurgunun bakis acisindaki tarihsel degisimi gozlemek zor bir olay degildir. Bilimin her sey oldugu dunyada kendisini kaybeden bireylerin yasamlarini anlatan, bilimsel boyutu yerine psikolojik boyutu ile isin ilgilenen yazarlar bilim kurgunun tacini elde etmislerdir. Asiri teknolojik yasam, toplumdan kopus, teknolojinin her alani ele gecirmesi gibi konular yuzunden paranoyaklasmis ya da yalnizligin pencesinde olan insanlari anlatan sosyal-psikolojik yazim tahti ele gecirmistir. Hala yazim hayatini surduren LeGuin, aramizdan ayrilmis olan Asimov ve Clarke gibi isimler bu yeni turun hem kuruculari, hem de en unlu temsilcileridir. Fakat siber punk ve steam punka da ilham kaynagi olmuslardir.Siber punk ve (modern) steam punk akimlari icin post modern bilimkurgu terimini kullanabiliriz. Artik bakis acisi evrenin sonsuzlugundan ve galaksiler arasindaki yasamin cekiciliginden bu yazilanlarin gerceklesmeye baslamasi yuzunden insanin kendisine kaymistir. Gothe?nin unlu lafi ?insan, insanin olcusudur?de gorebilecegimiz gibi sosyo-psikolojik yaklasimlar ile yogrulan modern teknolojik hayatin problemleri kendi icimize, ruhumuza ve toplumumuza, onlarin alabilecegi sekle goz atmamiz zorunlulugunu dogurmustur. Siber Punk bu amactan yola cikar; internetin yarattigi kisilik kaymalari, devletlerin gozetimindeki insanlarin paranoyalari gibi konulari ile alir. 70?li yillarda ortaya cikan John Brunner?in Sok Dalgasi Suvarisi ya da Harry Harisson?un Paslanmaz Celik Sican adli kitaplarinda kendisini bulan siber punk gunumuzde Tad Williams?in basyapiti Otherland serisinde oldugu gibi mitoslar, internet, harcanabilir yasamlar ve gelecek tasarimlari arasinda yol almaya calisan kompleks bir edebi ture donusmustur. Turkiye?de bilimkurguMaalesef sanayi devriminin gec ulasmasi edebi bakimdan da Turkiye (ve Osmanli tabi ki) tarihinde onarilmaz kayiplara yol acmistir. Modernizmin getirisi olan bu tur yurt disindaki tarihinden yuzyillar sonra ulkemize gelebilmistir. Fakat gene de edebi acidan olmasa da turun yayginlasmasi acisindan onemli yazarlarimiz mevcuttur. Bunlari liste ile vermek gerekirse;Zuhtu Bayar = Geysa Android Sirketi, Tutuklu Bilinc ve bilim kurgunun tarihcesini inceleyen, maalesef su anda butun aramalarima ragmen bulunamayan bilim kurgu ve gerceklik adli kitaplari.Atilgan ve Nostoramo bilim kurgu dergileri.Turk Bilim Kurgu Oykuleri (Ozlem Alpin Editorlugunde) = Oyku AntolojisiMehmet Emin Ari = Oyku YazariMufit Ozdes = Metis Bilim Kurgu serisinin tek Turk yazarli kitabi olan Son Tiryaki adli bilimkurgu oykuleri kitabinin yazari.Memo Tembel Cizer = Feykel Beser adli lombak dergisinde yayinlanan cizgiromani ile ilk turk Steam Punk serisini olusturmustur.Fatih Catallar = Donusum (1995 ) ve Evrenin Kapisi ( 1997 ) adli eserleri vardir, Hawking gibi unlu bir profesorun on soz yazdigi ve dunya litaraturunde kabul goren ilk Turk bilim kurgu eserlerinin sahibidir.Mehmet Acar = Anarsik Rehavet adli bilim kurgu oyku kitabi vardir.Ozlem Kurdoglu = Son Cephede Safak adli kitabi yazmistir.Evren Imre = Kiyamet Sirki?nin yazaridir.Olumsuzler = Xasiork yayinevinden cikan oyku antolojisi.Dogu Yucel = Dusler, Kabuslar, Gelecek MasallariUzayda iki Turk Cocugu = Hadi BesleyiciHaldun Aydingun = 2000?li yillarin oykuleri.
Devamı...
