TurkiyeForumu.net » ertesi

ertesi




Lost'u hayatimiza daha fazla sokmanin yeni bir yolu: Masa Oyunu



Milyonlari carsamba aksami, bi o kadar insani da ertesi gun bilgisayar basina kilitleyen Lost'u, yapimcilar ve ekip elinden gelen her sekillerde hayatimiza katmaya calisiyorlar.Lost Puzzle'lari, Lost Bilgisayar oyunu derken, simdi de Lost Masa Oyunu cikmis. Oldukca karisik oldugu soylenen bu oyun, frp gibi karakter bazli isliyor ve kendine has bir duzeni var. daha fazla bilgiye, lostboardgame 'den ulasabilirsiniz.

Devamı...

Super Sinif Superonline


Super Sinif Superonline
Superonline sitesinin yeni egitim destek paketi “Super Sinif”, yaz tatilinde ogrencilere, biten ogretim yilinda ogrendiklerini tekrar etme ve yeni siniflarina hazirlanma firsati sunacak. Ilkogretim 1. siniftan 8. sinifa kadar olan ogrencilerin egitim hayatini kolaylastirmak icin hazirlanan Super Sinif konsepti, cocuklarin evden eglenerek, sikilmadan, okuldaki derslerini tipki ogretmenleri anlatiyormuscasina, sesli ve gorsel animasyonlarla bilgisayar basinda tekrar edebilecekler. Derslerine “Super Sinif”la hazirlanan cocuklar bu sayede, hem aileleriyle daha fazla zaman gecirme imkânina kavusacaklar, hem de ertesi gunun derslerine de hazir hale gelebileceklermis.

Devamı...

lost'u erkenden izlemek isteyenler, haydi hawai'ye


bildigimiz gibi lost dizisi hawai'de cekiliyor. hawai adasinin guney sahilindeki waikiki plajinda ise her sene "sunset on the beach" isminde bir film festivali duzenleniyor. lost ekibi hem adayi cok sevdiginden hem de arada ada sakinlerine verilen rahatsizliklari telafi etmek icin olsa gerek bu festival icin her sene lost'un sezon premierini gunler onceden bu festivalde yayinliyorlar. lost'un bir ve ikinci sezonlarinda oldugu gibi ucuncu sezonu da televizyondan bu festivalde dev ekrandan waikiki plajinda yerel halk ve festivali izlemeye gelen tum turistlere gosterilecek. gosterim tarihi 30 eylul, yani tam bir hafta sonra. bu da demek oluyor ki birileri mutlaka ertesi gun ya goruntulerini ya da tum bolumun ozetini internetten tartismaya baslayacak.lost disinda gosterim listesinde the nine disizi de bulunmakta.
festival alani

bu sahilde lost izlemek ne keyifli olurdu..

Devamı...

Smallville'i yaratanlar ayriliyor ? !



Smallville'in yaraticilari Al Gough ve Miles Millar, Smallville superfan sitesi Kryptonsite.com'dan yaptigi aciklamada son(7'den sonra) sezonla diziyi birakacaklarini acikladi.
Hicbir gerekce gostermeden bu aciklamanin yapildigi sitede, ertesi gun Warner Bros. TV & The CW 'den gelen aciklamayla diziye Todd Slavkin, Darren Swimmer, Kelly Souders ve Brian Peterson'in devam edecegi soylendi. yetkililer ayrilanlar icin uzulduklerini dile getirirken, yeni isimlerin smallville senaryosunda zaten 6 sezondur yazar ve yaratici kadrosunda oldugunu belirtmisler.
Diziden ayrilacagini ve ancak misafir oyuncu olarak katilabileceklerini soyleyen Michael Rosenbaum ve Kristin Kreuk'dan sonra bu haber smallville fanlarini fazla rahatsiz etmeyebilir. Ancak 8.sezonda da Clark gelisme gosteremez ise (Kaldi ki hala Clark superman olabilmis degil) dizi dususe gececektir.

Devamı...

animasyon ve bilim-kurgu bir arada: Amazing Screw-On Head



13 temmuz persembe gunu sci fikanalinin internet yayini sitesi sci fi pulse'da bu animasyon,Amazing Screw-OnHead yayinlanacak.yayinlarin hemen ardindan bir anket formu karsiniza cikacak. buanket formlarindan cikan sonuda gore bu pilot yayina yesil isikyanacak.pilot bolumun senaryosunu dead likeme'nin yazazi brian fuller yazmis.bundan da otesi esin kaynagi olan cizgiroman serisinin yaratcisi hellboy'dantanidigimiz mike mignola.seslendirenler paulgiamatti (sideways, american splendor), David Hyde Pierce(frasier) ve mollyshannon (cracking up). konusu ise Amazing Screw-On Head abraham lincoln'un bas ajanidirve ulkenin bas dusmani Emperor Zombie; bulani cok cok gucluyapabilecek bir seyi calmistir. onu, tekrar ele gecirmek ve ulkeyikorumak Amazing Screw-On Head'in gorevidir.eger pilot bolum secilirse, ertesi hafta televizyon yayininasci-fi kanalindan baslanacak. ben pek merak ettim. pulse sitesindenormalde tum videolari turkiye'den izleyebiliyoruz, umarim bugosterim icin de amerika ici gibi bir zorunluluk olmamistir.

Devamı...

Karl ve rousseau'yu kim oldurdu?



"Meet Kevin Johnson" bolumunde gemideki personelden Keamy otomatik bir silahla atis yapiyordu ve hedefi nadiren vuruyordu. Karl ve rousseau ise seri atis yapan otomatik silahlarla degil buyuk bir ihtimalle keskin nisanci silahlari ile oldurulduler. Bu durum adadaki "digerlerinden" birisinin Karl ve rousseau 'yu oldurdugunun bir gostergesi mi? Ayrica "digerleri" jack,kate,sawyer ve hurley'i yakalarken zehirli ok kullanmislardi. Bu ok Alex'in kulaginda da gozukuyor. Bu atislari daha sonra ben icin calisak olan Sayyid'in yapma ihtimali var mi? Dusuk bir ihtimal cunku Karl ve rousseau olduruldugu zaman Sayid o esnada gemide bulunuyor. Ihtimallerden bir tanesi de bu isi John Locke'un yapmis olabilecegidir. Ben daha once Locke'u oldurme tesebbusunde bulunmustu ama daha sonra ben locke'u ikna ederek kendisinin serbest kalmasini saglamisti. Belki bu konuda da Ben Locke'u ikna etmis olabilir? Sayyid ve Desmond gemiye geldiklerinin ertesi gunu Lapidus helikopterle birlikte ortadan kayboluyordu.

Lapidus bir keskin nisanci timini adaya goturmus olabilir. Alex'i rehin alarak Ben'i yakalamayi ve adadaki herkesin oldurulmesi planlaniyor olabilir. Peki, keskin nisanci timi adaya geldiyse bu pusuyu nasil planladi? Eger bu pusuyu Ben planladiysa, Alex'in ormanin ortasinda tek basina guvende olacagina nasil kanaat getirdi? Bu sorulara gelecek bolumlerde cevap bulacagimizi umut ediyorum.

Devamı...

bu hafta baslayan iki dizi : day break ve 3 lbs.


televizyon kanallari eylul gibi yeni sezona gectikten sonra, cesitli duzenlemelerin yapildigi kasim ayi gelir. diziler ara verir, bir kismi da coktan iptal edilmistir. bu gibi ayarlamalardan sonra 2 yeni dizi bu hafta icinde, bugun ve yarin ilk bolumleri ile gorucuye cikiyor.
3 lbs.
cbs smith'i iptal olunca simdilerde boslugu 3 lbs. ile doldurmayi istiyor. medikal drama olan 3 lbs.'in ismi beynin agirligina referans veriyor, yani anlayacaginiz beyin cerrahlari var karsimizda. bugunden itibaren salilari 10'da yayinlanacak olan dizi cbs'in innertube sitesinden bedava olarak simdiden izlenebilir.day break
day break ise abc'nin lost arasi dizisi. lost'un yayinda olmadigi zaman icerisinde ayni gun ve saatinde 11 bolum izleyebilecegiz. yarin yani 15 kasim'da iki bolum birden ile yayina gelecek olan dizi aksiyon-macera-drama turlerinin hepsini iceriyor. groundhog day isimli filmi izlemis olan varsa konusu asikar gelecektir. bir dedektif bir gun uyaniyor hayatinin en kotu gunlerinden birisini geciriyor. ama ertesi sabah uyandiginda ayni gunu yeniden yasama sansinin oldugunu anliyor.
simdilik takip etmeye degecekler mi bilmiyoruz. ama yayinlandiklarinda detayli tanitimlari da girilecektir.

Devamı...

californication ve Nip/Tuck



"Bu iki dizinin ayni baslikta ne isi var simdi?" sorusu akliniza geldiyse, gayet haklisiniz. Hatta o kadar haklisiniz ki farklarini yazmak daha bile kolay, ilki Showtime'in ikincisi FX'in dizisi, biri ilk sezonunda taze bir diziyken oburu besinci sezonuna baslayacak "oturmus" dizilerimizden. Oyuncularda da bir ortaklik yok. Ustelik cekildikleri yerler arasinda bile binlerce kilometre fark var. Biri Amerika'nin en batisi LA'de oburu en dogusu Miami'de. (Nip/tuck'in 4. sezon finalini hesaba katarak artik ikisi de LA'de demek mumkun olsa da, bu kadar "iddiali" konusmadan once bekleyip gormek lazim) Yayinlanma zamanlari desek, Californication'in sezonu biterken, Nip/Tuck'inki daha yeni basliyor. Lakin bu iki dizinin gercekten de ortak bir noktasi var: Tum absurd olaylari ve olagandisiliklariyla televizyondaki en uc noktayi bize sunmayi basarmalari. Ulkemizdeki kadar olmasa da Amerikan tv'leri de hukumet tarafindan takip edilir, bu iki dizinin yapimcilari bunun cok iyi farkinda olmakla birlikte, "big brother"in tahammul sinirlarini da cok iyi bilerek, surekli bu sinir cizgisinde "show"larini dans ettiriyorlar. Bu sinirda ne mi var? Bir estetik cerraha oral sex yapan bir cuce var ya da yasini almis karakterimizin 16 yasinda bir kizla gayet mutlu sevisirken burnuna bir yumruk yemesi var. (Evet, yumrugu atan kiz). Herkesin satasmaktan cekindigi Scientolog'larin pek sevgili Xenu'sunun sado-mazo bir portresi var. Uzatmak mumkun olsa da spoiler kiyisina geldigimi hissettigim icin kalanini kesfe acik bir sekilde birakiyorum.

Bu dizilerin diger bir ortak noktasi da, gerceklikten cok uzak olmalari konusunda aldiklari elestiriler. Buna ilk bakista katilmakla beraber, birden cok kere, olasilik disi bi durum gerceklestiginde; "bu tam Nip/Tuck'lik bir olay" dedigimi de biliyorum. Kelly Carlson'a (cok sevgili Kimber) bu elestiri yoneltildiginde, sunu soyluyor: "Tamam belki abartmayi seviyoruz ama size soracagim soru sudur: 'Dunyada gogsune findik ezmesi surup kopegiyle mutlu dakikalar yasayan bir kadin bile yoktur.' diyebilir misiniz?" Cogu zaman izlerken bir yandan "neden bunlar gercek olmasin?" diye kendime telkin etmem gerekse de, belki gerceklige en yakin dizi bu ikisi. Sonucta daha once "aman tanrim, bu tam 'two and a half men'lik bir durum" dedigimi hatirlamiyorum, bilmiyorum belki sadece ben boyle dusunuyorum.Ayin 29'unda Californication ilk sezonunu noktaliyor, 30'unda ise Nip/Tuck yeni sezonuna basliyor. Aradaki bir gunluk boslugun tesaduf oldugunu degil, nefes almak icin bize taninan bir sure oldugunu dusunmeyi istiyor ve tercih ediyorum. 29'unda californication'i izleyin, nefesinizi hemen alin ki ertesi gun Nip/tuck'in sezon acilisini kacirmayin. Ve emin olun; bu iki diziden birini izlemis ve begenmis iseniz, oburunu de seveceksiniz.

Devamı...

Gurgen oz yeni kapici, Binnur Kaya dergiye ortak olacak



Avrupa Yakasi yeni sezonda kapici dairesi koyden gelen yeni bir misafiri agirlamaya hazirlaniyor. Gaffur'un annesi Hediye hanimin kardesi, Gaffur'un dayisi Cesur'u. Bu karakteri, daha once de duyurdugumuz gibi Okan Bayulgen'in "Televizyon Makinasi"ndaki skeclerinden tanidigimiz Gurgen Oz canlandiracak.yine daha once duyurdugumuz gibi, Dizinin kadrosuna katilacak bir diger isim ise Binnur Kaya. Kaya da derginin yarisini satin alan gorgusuz, sosyetik bir kadini oynayacak. Gurgen Oz avrupa yakasi'nda oynayacagi karakteri anlatiyor.
Oz 19 Eylul'de baslayacak dizideki karakterini ozenti, "Nisantasiliyim" havalarinda biri olarak tanimliyor. Karakteri icin hicbir fiziksel degisiklik yapmayacagini soyluyor.
Icimden "Keske 'Avrupa Yakasi'ndan teklif alsam" diye gecirdigim gunlerde telefonum caldi. Arayan dizinin yonetmeni Jale Atabey'di. Onunla daha once bir dizide birlikte calismistik. Jale "Gulse Birsel'le yeni bir karakter icin seni dusunuyoruz" dedi. Seve seve kabul ettim. Ertesi gun Gulse hanim aradi, karakteri anlatti. Karakter analizini verdi, senaryoyu gonderdi.Tipim ayni kalacak, yerel bir sivem yok. Birsel sadece oyuncularin senaryonun disina cikmasini istemedigini soyledi. Bu prensibine saygi duyuyorum. Zaten senaryo yeterince komik. Oyuncunun repligine kendi kafasindan ek yapmasina, dogaclamaya gerek yok.
Ilk bolumdeki karakterle 10 bolum sonraki karakter ayni degildir. Karakter yavas yavas oturur. Diger oyuncularla paslasilir. Gelen tepkilere gore senaryo ilerleyebilir. Oyuncu karaktere yavas yavas hayat verir. Karakter ilk baslarda mekaniktir, zamanla yasamaya baslar. Benim oynayacagim rol de boyle gelisecek, buyuyecek. Iki kez konuk oyuncu da olmustum diziye. Turkiye'de, neredeyse 90 dakika suren bir sitcom'un tutmasini saglamak buyuk basari. Bir komedyenin icinde yer almayi isteyecegi, cok eglenceli bir is "Avrupa Yakasi". Oyuncularin eglendigi bir projenin seyirciye yansimamasi mumkun degil zaten.
Dizi sunu da ispatladi. Bu bir star isinden cok, ekip ve hikaye isi. Oyuncular cikti, oyuncular gitti ama hâlâ seyirciyi yakalamayi basariyor.
Kapicinin karisi Hediye hanimin kardesini oynayacagim. Apartmanin kapici dairesine misafir geliyorum.
Benim su asamada rol uzerime yapisir gibi bir korkum yok. Oyunculukta karakterin uzerinize yapismasi her zaman bir risktir. O durumu ancak kendinizi yenilediginiz zaman kirabiliyorsunuz. Seyircinin sizi bir baska karakterle benimsemesi zaman aliyor. Beni "Televizyon Makinasi"ndan taniyanlarin yeni tiplememe alismasi zaman alacak. Keza benim de oyle.
Sokakta ilgi gorunce, tanininca motive oluyorum. Tersi de oluyor tabii. Markette dis fircasi bakarken benimle fotograf cektirmek isteyen bir hayranimla karsilasmak hosuma gitmiyor. Bazen de arka arkaya cok soru soruyorlar. "Avrupa Yakasi"nda oynamaya basladiktan sonra sorularla beni daha da sikistiracaklar. Kacmanin bir yolunu bulacagim artik.

Devamı...

Adrian Pasdar ile Roportaj



19 Subat Pazartesi gunu Amerika'da ilk sezonunun 16.bolumu yayinlanan,Mart ayinda CNBC-E'de gosterilmeye baslanacak olan populer dizi Heroes'da Nathan Petrelli'yi canlandiran Adrian Pasdar ile bir roportaj yapilmis.Roportaj'da kariyerinden bahsedildigi gibi dogal olarak Heroes uzerinede konusulmus.Hiro'yla olan sahneleri,Niki Sanders ile gelecekte birsey olma ihtimali konusulanlardan sadece birkaci.Fazla uzatmadan gecelim. Dikkat : Roportaj spoiler icerir.TvGuide.com : En son Ali Larter (Niki/Jessica Sanders) ile gozuktugunuz sahnede,Jessica'nin bir gorev almasi sebebiyle "birlikte yataktaydiniz".Niye icimden bir ses bu meselenin bir ilk ve son olmadigini,gelecekte tekrar ve bu sefer "gercekten" seks yapacaginizi soyluyor ? Pasdar : Aslinda tekrar yataga giriyoruz.Ama dusundugunuz sekilde degil.Daha fazla birsey soyleyemiyorum ama tekrar birlikte yataga giriyoruz.TvGuide.com : Bu meselenin sadece bir bolumde gecmesine ragmen bu ikili icin (Niki ve kendisi kastediliyor) duyulan ilgi sizin icin bir surprizmi ?Pasdar : Hayir.Bu ilgiyi,diziye fiziksel olarak hareket getiren bir cift oldugumuz icin dogal karsiliyorum.Ama bu olay 20.bolumde cok ilginc bir hal aliyor...TvGuide.com : Tabii birlikte gorundugunuz tek kisi Niki degil.Ayni zamanda Masi Oka'nin canlandirdigi Hiro karakteriylede ayni karede az gozukmediniz.Onla birlikte oynadiginiz zamanlardan zevk aliyormusunuz ?Pasdar : Evet cok eglenceli.Her zaman birlikte gorunecegimiz bir sahne oldugunda,senaryoda altta bir bosluk birakiyorlar.Bunun sebebi kendimizden dogaclama birseylerde katmamiz.Bu bizim icin bir aliskanlik haline geldi sayilir.Onla birlikte oynamak cok zevkli cunku kendisi bir cocugun hevesini,heyecanini tasiyan birini canlandiriyor.Bununla birlikte ben ise sorumluluklar icinde bogulmus olgun bir karakteri canlandiriyorum.Dolayisiyla ikimiz bir araya geldiginde,isler ilginc bir hal aliyor.TvGuide.com : Gizemli karakterler,buyuk ilgi,buyuk bir hayran kitlesi...Daha once bunlarin hepsini,televizyonda fazla dayanamayan Profit adli dizide gordunuz.Bu olay sizin Heroes'a gosterilen buyuk ilgiye verdiginiz reaksiyonun (mutlulugun) hafiflemesine yol acti mi ?Pasdar : Evet biraz.Ancak bu tur olaylari birden fazla kez yasayarak olgunlastim.Bir gun mutlu ve heyecanlisinizdir ancak ertesi gun bir anda hersey basladigi gibi sona erebilir.Ama su an hersey yolunda gibi,iyi vakit geciriyorum.TvGuide.com : Sizce Heroes'da bu rolu kapmanizda,2006 yilinin bahar ayinda Desperate Housewives dizisinde 3 bolum gozukerek tekrar ekranlara donmeniz bir rol oynadi mi ?Pasdar : Belki,bilmiyorum.Bu soruyu sormaniz gereken son kisiyim,yanimda oturan menejerime sorabilirsiniz.Menejer : Adrian 2 yil boyunca Mysterious Ways ve 2 yil boyuncada Judging Amy'de oynadi.Yani ekranlara hicbir zaman veda etmemisti (ayari veriyor hafiften).Pasdar : Cok fazla medyada gozukmedigim icin herkes benim ekranlara veda ettigimi ama sonra tekrar geri dondugumu dusunuyor.Ama sadece medyaya konusmayi biraktim,o kadar.TvGuide.com : Housewives'daki rolunuz daha uzun olabilirmiydi ?Pasdar : Hayir,daha fazla rolum yoktu,sadece 3 bolum.TvGuide.com : Heroes'a geri donelim.Claire'in babasi oldugunuz gercegini,senaryoyu okudugunuz andan itibaren bu kadar sure gizli tutmaniz zor oldu mu ?Pasdar : Hayir olmadi,konusmamamiz gerektigini biliyordum.Ama birine soyledim,tutamadim.O da 5 yasindaki cocugumdu.Senaryoyu okudugum gun onun yanina gidip "Bir sir ogrenmek ister misin ?" diye sordum o da "evet" cevabini verince soyledim.Tum bu zaman boyunca basariyla bu sirri sakladi.TvGuide.com : Nathan'in esini cok az sahnede gorduk.Sezon bitmeden once onu daha fazla gorecekmiyiz ?Pasdar : Evet saniyorum gorecegiz.Rena (Nathan'in esi) su an 24 dizisiyle mesgul durumda.Ama geri donecek.TvGuide.com : Evliliginizde hala aciga cikmamis bazi gercekler mi var ?Pasdar : Evet (cakal bir gulumseme)TvGuide.com : Henuz cekmeyi tamamladiginiz bir bolum hakkinda ufak bir ipucu verin.Bir isim,bir yer,bir kelime,herhangi birsey.Pasdar : "Tick-tock".Ipucu bu.(Menejerine "20.bolumun senaryosunun basinda yazani okur musun?" diyor.)Menejer : "Bu senaryonun iceriginin,produksiyonda yer almayan disardan birine anlatilmasi yasaktir.Boyle bir olay halinde produksiyonun sifir tolerans politikasi yuzunden isinizden olabileceginizi hatirlatiriz."Kaynak : TvGuide.com

Devamı...

Ufolarda Uzaylilar mi var?


(Bir akil yurutme denemesi)

Aslinda boyle bir soruyu yoneltmeden once, bir ust kategoride yer alan "ufolar var mi?" sorusunu kendimize sormamiz daha yerinde olacaktir. Ingilizce "undefined flying objects" kelimelerinin bas harflerinden turetilen ufo dedigimiz olgu, gerek soylenis bakimindan bize sagladigi teleffuz kolayligi, gerekse bilimkurgu filmlerinde, ilgili haber programlarinda, gazete haberlerinde bu sekilde kamuoyu ile paylasildigi icin, herkes tarafindan benimsenmis ve kullanilir olmustur. "Tanimlanamayan ucan obje" olarak Turkcelestirebilecegimiz ufo kavrami, anlam itibari ile "tanimlanamayan" ibaresi icermesinden dolayi muthis bir esneklik kazanarak hicbir mesruiyet sorunu yasamadan varligini isbat etmektedir.
Evet, ufolar vardir! Zira dunya uzerinde ucan "herseyi", "her an" tanimlama imkanimiz bulunmamaktadir.
Buradan hareketle elbette bir alt kademeye inerek "tanimlanamayan" sozcugunun de altini desmek gerekmektedir. Soyleki; burada "tanimlamakla" mukellef merci nedir? Kim olmalidir? Eger bilimsel, elle tutulur gerceklere dayanan bir cevap ariyorsak, elbette tanimlamayi gerceklestirecek kurumlar, ozel/tuzel bilimsel kuruluslar olmalidir cevabini vermeliyiz(Tubitak , Nasa, ESA, vb.). Ancak pratik hayattaki uygulamalara bakilacak olursa, tanimlama veya tanimlayamama eylemi, genellikle bilimle alakali olmayan siradan insanlarin bireysel sahitlikleri, bu tip kisilerin baslarindan gectiklerini iddia ettikleri olaylar, bu kisilerin cekmis olduklari fotograf/video vb. materyaller kullanilarak gerceklestirilmektedir. Tanimlanamayan denildiginde, misal; "Yeni Gine'de daha onceden tanimlanmamis yepyeni bir tur bulundu" cumlesinde oldugu gibi yontemi, sinirlari belirli akademik bir anlam cikartilmamalidir. Bahsi gecen kisilerin, karsilastiklari anda, anlam veremedikleri, anlayamadiklari havada gorulen isiklar, sekiller, cisimler vb. oldugu dusunulmeli, profesyonel bir astronom, fizikci, vb.'nin orada onlara eslik etmesi durumunda, bir ihtimal olayi acikliga kavusturarak tanimlama islemini gerceklestirebilecegi dikkatten kacmamalidir.Insanlar neden havada tanimlayamadiklari sekiller gorurler? Cevabinin izini surecegimiz bir sonraki soru bu olmali sanirim.
Bunun iki ana nedeni oldugunu soyleyebiliriz? Bunlari da fiziksel ve metafiziksel gercekler olarak siniflandiralim. Metafiziksel olaylar, yuzyillardan beri soylenegelmis,melek, seytan, cin, peri vb. gozle gorulmez yaratiklarin nadiren gorunur olduklari ve ortaya ciktiklarinda da UFO olarak adlandirildiklari tezine dayanmaktadir, . Fiziksel gercekler metafizik olanlari kapsamadigindan ve metafizik olgularin, bilimsellikten ziyade, inancla alakalandirilmalarindan oturu bu kategoriyi gecerek asil kulvara, fiziksel/bilimsel gercekliklere gelelim. Insan neden gokyuzunde tanimlayamadigi sekiller gorur? Sorunun muhtemel yanitlarini listeleyecek olursak su sonuclara ulasabiliriz;
O isiklar;
  • gercekten elle tutulur uzay gemileridir. Icerilerinde badem gozlu, kilsiz tuysuz keltos uzaylilar bulunmakta ve bizi dinmez bir merakla onlarca senedir rontlemekte, her salakligimizda "su insanlar da ne garip yaratiklar" deyip muhohohohaaa diye kozmik alemlerde erol tas kahkahalari savurmaktadirlar.
  • astronomik cisimlerdir (ay, gezegen, yildiz. (her gece bir yildiz oncekinden 4 dakika erken dogar dolayisi ile erken batar, gokyuzu surekli bir degisim icerisindedir, kaldi ki gezegenler gokadalardan bagimsiz olarak gokyuzunde bir seyir izlerler, dolayisi ile her aksam yerleri degismektedir, bir ay once dikkati cekmeyen bir bolgede, bir ay sonra parlak bir gok cismi belirebilir ve ertesi gun de yok olabilir) ).
    Bir Amerikan baskani olan Jimmy Carter dahi ufo gordugunu iddia etmis, daha sonra gordugunun Venus oldugu anlasilmistir (Aslinda mevcut baskan George Bush'un akildan ziyadesi ile uzak davranis ve konusmalari goz onunde alindiginda, UFO'lara inanmanin sinirlari konusunda bir Amerikan baskaninin yanilgisi matah bir ornek olmayabilir, bu hususta affiniza siginiyorum)
  • meteorolojik cisimlerdir (bulut, meteoroloji balonu, ruzgar tarafindan suruklenen herhangi bir sey)
  • insan yapimi cisimlerdir (suni uydular , ucaklar, daha once varliklari bilinmeyen askeri ulasim araclari)

  • kisinin/kisilerin gordukleri halusinasyonlar, mental bozukluklar nedeni ile olmamis olaylari olmus gibi zannetmeleri.
  • isik oyunlaridir (kuzey isiklari, evden disariya baktiginiz sirada, cama yansiyan isik, vb.)

  • herhangi bir optik cihaz kullanilarak gozlem yapiliyorsa, gozlem hatalari (cihazla zum yapildiginda goruntu en ufak titresime dahi asiri hassas hale gelir ve birden gorus alanindan kaybolarak hizla hareket ediyor izlenimi uyandirir, cogu video goruntusunu asiri zum yapilmis edavat'la izliyor olmamiz bundan dolayidir).
  • ufo sarlatanlari (bunlar bizzat sahte goruntuler ureterek insanlari etkilemeye calisirlar)
    Bu adamin su linkte verdigi cizimlerin hepsi, mutfak lambasini cektigi resimden kendisi tarafindan uydurulmustur.

Veya soyle goruntuler kullanilabilir;Tum bu maddeler sonucunda, elde edilen ufo ile ilgili materyalin %95'inin aciklamasinin (sahtekarlik, optik yanilgilar sonucu olusan goruntuler, vb.) getirildigini belirtmek istiyorum.elbette kalan %5'in, ufolarin uzayli olup olmadigi konusunda bize yine net %100 bizleri ikna eden bir bilgi verememektedir. Gunumuzde dijital fotografcilik imkanlarinin geldigi noktalar goz onune alindiginda, gelecekte de ufolari kullanarak dikkat cekmek isteyen bir cok insanin olacagi asikardir.Icerdikleri bilinmezlik nedeni ile ufolar, haklarinda tartisilmasi en kolay konulardan birisi. Ufolar uzaylidir demekle ufolar uzayli degildir demek arasinda bir fark bulunmamaktadir. Sonuc olarak iki onermede deneysel olarak sinanamaz iki tezdir. Ufolar uzaylidir diye iddia eden her kalem aksi belirtilmeden, ancak ve ancak sadece ufolarin uzayli olduklarina dair sozde delillerini siralar birbiri ardina. Onca olaylar dizinini topladiginizda, bir de bakmissiniz elinizde kocaman bir de kitap olmus (piyasada ornegini bulabileceginiz onlarca kitap)Bu tip kaynaklar karsisinda yapmamiz gereken, hislerimizle hareket etmek yerine, insana bahsedilen akli kullanarak elle tutulur deliller elde ederek bir yerlere gelmeye calismaktir.

Devamı...