TurkiyeForumu.net » gelisim

gelisim




Sivrisinek Kovucu


Sivrisinek belasi ozellikle yaz aylarinda gunluk hayatimizin degismez bir parcasidir. Kendi kendinize nasil bir elektronik sivrisinek kovucu yapabileceginizi anlatan faydali bir site.Ayrica elektronik devrelerle ilgili pekcok projelere de ulasabileceginiz siteler: 1, 2

Devamı...

Galactica Gemileri



Battlestar Galactica'nin klasik savas gemileri Viper'larin gelisim tablosu burada.
Ayrica meraklilari icin teknik semalar, Colonial One, Viper MkII, Colonial Shuttle, ve Raptor.

Devamı...

Google chrome Ucuncu Siraya Yukseldi


Google chrome Ucuncu Siraya YukseldiGoogle Chrome tarayicisi gerek ozellikler gerekse kullanicisi sayisi bakimindan gunden gune gelisim gosteriyor. Windows kullanicilari icin gozde bir cozum yolu olarak goruluyor ve su siralar Linux ve Mac OS X icin beta surumu de kullanimda. Populer web tarayicisinin artik Safari’nin yerini aldigi da belirtildi. “Computerworld”e gore, Linux ve Mac betalari yazilimin ucuncu sirayi almasina katki yaparak Apple’in Safari’sini gecmesini sagladi. Araligin 6-12si arasindaki haftada Chrome %0,4’luk bir artisla piyasa payinda %4,4’e ulasti ve %4,37’lik paya sahip olan Safari’yi geride birakti.

Mac OS X beta surumunun onemini gostermesi acisindan sunu belirtmek gerekir ki, surum cikmadan once Mac isletim sistemi icin Chrome kasim ayinda %0,32’lik paya sahipti ve surumun cikmasi ile birlikte bu deger %1,3’e yukseldi. Dengeli olarak hem Safari hem de Firefox’tan Chrome’a gecisler yasandigi belirtildi. Ilginctir ki bu artis Linux’ta daha fazla. Beta surumu ciktiktan sonra, Chrome %6,34’luk paya ulasti ki bu da %3,81 onceki degere bakinca oldukca buyuk bir artis. Net Applications baskan yardimcisi Vince Vizzaccaro “Linux’un gelecekte daha da merak uyandiracak bir alan olacagina inaniyorum.

Internet Explorer’in Windows’a ve Safari’nin Mac sistemlerine hukmettigi gibi Firefox da Linux dunyasina hukmediyor. Chrome’un cikisiyla, su anda Windows’ta Internet Explorer’a karsi Firefox’un oldugu gibi, Linux’ta da Firefox’a karsi Chrome guclu bir rakip olarak boy gosterecek mi diye merak ediyorum.” Diye konustu. Gercekten de Google’in tarayicisinin Linux’ta neler yapacagini gormek ilginc olacak. Zira gelisim icin fazlasiyla gelecek vaat ediyor.

Devamı...

Uzay oteli 2015'de


Uzay seyehati hala bir cogumuz icin bir fenomen. Lakin Amerikan sirketleri bu olguyu hayata gecirmek icin canla basla ugrasiyorlar.Virgin Galactic sirketinin operasyon sefi Alex Tai, Amerikan Uzay Cemiyeti'nin 26. yillik Uluslararasi Uzay Gelisim Konferansi'nda yaptigi aciklamada, yorunge otelini kurmak icin Bigelow tarafindan uzaya gonderilen genisletilebilir modulun kullanimi konusunda temaslarini surdurduklerini belirtti. Sirketlerin isimleri ilk bakista bilim kurgu filminde gecen isimler gibi gelse de yakin gelecekte bunlar dunya hayatinin icinde yer edinmis olacak.Ongorulen tahminler gerceklesirse 2015 yilinda uzaya bir otel kurulacak ve SpaceShipTwo isimli Uzay araci faal olduktan sonraki ilk yil 500 kadar kisi uzaya tasinacak. bu ucusun bedelinin basta 200 bin dolar olmasi, zamanla 100 bin dolar hatta daha da asagi inmesi bekleniyormus..Onlar hayallerine cok yakin olsalar da, bizim turizm firmalarimizin uzaya tur duzenlemeleri yakin gelecek icin bilim kurgunun otesine gecemeyek elbette.

Devamı...

Dusunduren Kupler



Surekli gelisim halinde olacak olan bir oyuncak, Tile Toy. Aslinda 5cm kenarli ve bir yuzu sirali halde LED'lerle kapli kup seklinde cok sade birimlerin meydana getirdigi bir oyun (ya da oyunlarin) ismi. Icindeki radyo alici-vericileriyle kupler birbirleri aralarinda haberlesiyorlar. Beraberce buyuk bir olusumun birer parcasi olabiliyorlar. Bir bakima hucrelerin birleserek fonksiyonel bir organi sekillendirmesi gibi. Kullanici kuplerin yeteneklerine gore bir oyun yaziyor. Bu oyun bilgisayardan kuplere radyo dalgalari vasitasiyla (es zamanli olabilmesi mumkun) aktariliyor. Boylelikle oyunlari nasil istiyorsaniz oyle hazirliyorsunuz. LED'ler yazilima bagli kalarak komsu kuplerin durumuna gore yaniyorlar. Web sitelerinde ilgili elektronik semaya, yazilimlara ulasmak mumkun. "Biraz karmasik galiba, hicbir sey anlamadim" diyebilirsiniz o zaman linklerdeki videolari izleyin anlayacaksiniz. Bu fikir oyle tutuluyor ki Sony, Yamaha gibi sirketler bunun benzeri oyuncaklar gelistiriyorlar. Kimbilir belki yakin zamanda yeni bulmacalarimiz bunlar olacak . Tile Toy Web Sitesi
Tile Toy Blog Sitesi
Tile Toy Word Oyunu Videosu
Tile Toy Puzzle Oyunu Videosu

Devamı...

Gelecek 50 yil



Dunyanin onde gelen bilim adamlari "Gelecek 50 yil" adli kitapta gelecekte neler olacak ve olmayacagini yazmislar.kitabin arka sayfasindan :
Bilim muthis bir hizla ilerliyor. Acaba bu ilerleme onumuzdeki 50 yilda neler getirecek?
Bu degisiklikler gunluk yasamimizi nasil etkileyecek? Amerikanin en onemli populer bilim yazari John Brockman, Gelecek 50 yil'da alanlarinda onde gelen 25 bilimciyi biraraya getirerek bilim gelecegini tartismaya aciyor.
kitapta neler var? (konu basliklari)
  1. Evrende yalniz miyiz ve evrenin neresindeyiz?
  2. Degistokus edilebilir zihinler
  3. 50 yil sonra hâlâ huzunlu olacak miyiz?
  4. Ikinci bir yaratilis var miydi?
  5. Gelecekte daha akilli olacak miyiz?
  6. Hastaligin ustesinden elmek
  7. Isinla Baglantiya Girmek
  8. 2050'nin Matematigi
  9. Kulturun golgesinde
  10. Degistokus edilebilir zihinler
  11. Cocuklarin bilimcilere ogretecegi seyler
  12. Bir ahlaki gelisim teorisine dogru
  13. Incelik bilimi
  14. Mutlulugun gelecegi
  15. 50 yil sonra hâlâ huzunlu olacak miyiz?
  16. Fermi'nin 'Kucuk Bulusu' ile kaos ve karmasiklik teorisinin gelecegi
  17. Hayat nedir?
  18. Moore Yasasi Cocugu
  19. Ikinci bir yaratilis var miydi?
  20. Bizi bekleyen gelismeler ve bunlari tahmin etme yollari
  21. Beden ve makine kaynasmasi
  22. Maddenin gelecegi
  23. Gelecekte daha akilli olacak miyiz?
  24. Karmasiklik tavani
  25. Isinla baglantiya girmek
  26. Zihin, beyin ve benlik
  27. 2050'den bakisla bizi biz yapan ozellikler
  28. Ilaclar, DNA ve psikanaliz divani
  29. Beyin taramalari, kusamlar ve kisa temaslar
  30. Hastaligin ustesinden gelmek
kitap ntv yayinlarina ait. cesitli kitapcilardan alinacagi gibi ntv'nin sitesinden daha ucuza siparis verilebiliyor.

Devamı...

60 yil once ele gecirilen ufo ve transformers sinema filmi arasindaki baglanti neydi acaba?



uzayli teknolojisi mi kulaniyoruz?60 yil once ele gecirilen ufo ve transformers sinema filmi arasindaki baglanti neydi acaba? 60 yil once dusen UFO?yu ABD gizleme curetini gosterdi. not:60 yil once amerikanin gostermis oldugu teknolojik gelisimin bu ele gecen uzay aracindan kaynaklandigi ileri surlmekdedir. bende bu gorusu kesinlikle destekliyorum.Olum dosegindeki amerikali subayin aciklamalari saskinlik yaratti ? Amerikali eski bir askeri yetkili, 60 yil once ABD?nin New Mexico eyaletindeki Roswell askeri ussu yakinlarina dusen cismin icinde uzayli cesetleri de bulunan bir UFO oldugunu ve bunlarin Amerikan ordusu tarafindan gizlendigini olum doseginde itiraf etti. O donemde ussun halkla iliskiler subayi olan ve gecen yil olen Tegmen Walter Haut, olumunden sonra acilmak uzere yazdigi mektupta, ABD ordusunun bircok teknolojiyi bu "kazada" ele gecen dunya disi uzay mekiginden aldigini iddia etti. O zamanlar UFO iddialarini yalanlayan Haut, mektubunda us komutani Albay William Blanchard?in kendisini 84. no?lu hangara goturdugunu, 5 metre uzunlugunda, 2 metre genisliginde, yumurta seklindeki metalik uzay mekigi ile 120 cm boyunda, buyuk kafali iki uzayli cesetini gosterdigini yazdi. Haut, yufka kadar ince olmasina ragmen demirden daha sert duran malzemenin dunya disindan geldigine emin olduklarini soyledi. Haut, mekikten elde edilen ustun teknoloji sayesinde gece gorus gozlukleri, lazer, entegre cip, casus ucak, Kevlar tipi kursun gecirmez malzeme gibi urunlerin gelistirildigini iddia etti. Roswell UFO?suyla ilgili iddialar simdiye kadar hep reddedilmisti. sonuc: transformers filmini izleyenler bu subaydan esinlenmis olsalar gerek ,megatron robotu buzullar arasinda buluuyor ve amerika teknolojiyi buradan aliyor ,sonucda gelisimine gelisim katiyor. bu gercek olayi bu sekilde yansitmalarida hosuma gitti dogrusu. tranformers sinema filmini izlmeyenlerede buradan gonderme yapalim ve izleyip yorumari ile bize destek olsunlar lutfen.
kaynak:http://ahulugeceler.net.tc ayrica ayni konu urriyet gezetesindede manset oldu

Devamı...

Steam Punk - Buhar canavarlarinin cagi



Bilimkurgu aleminin tarih oncesi diye adlandirabilecegimiz sanayi donemi oncesi eserlerini goz onunde bulundurmadigimiz taktirde gercek anlamda dunyayi sarsan ilk bilimkurgu eserlerinde sanayi doneminin buhar, celik ve insan emeginden olusam muhtesem makinelerinin, onlarin dogayi yeniden sekillendirmelerinin ve bu olayin nostalji ile yenilik duygulari arasinda insanlarda yarattigi ikilemde kalma durumu uzerindeki etkilerinin ne kadar buyuk oldugunu gorebiliriz.Marry Shelley tarafindan yazilmis olan Frankenstein ilk ve hala en etkili steam punk romanlari icerisinde yer alir. Dr. Frankestein?in yaratisi buhar gucu ile hareket eden bir canlidir; farkli insan parcalarindan olusan golem buhar ve elektrigin ?ilk donem sanayisinde en buyuk guc simgeleri- can verdigi bir oludur aslinda ve bize yaratimizin kontrolumuzde mi kalacagi yoksa bizi yok mu edecegi konusunda Asimov ve Harbert?a kadar kaliciligini korumus olan ilk sorulari sordurtur. Teknolojinin gelisim tarihi Steam Punk?in da tarihidir aslinda. Insanlar ruyalarinda bile goremeyecekleri hizda gerceklesen gelisime ayak uydurmaya calisirken Jules Verne,, H.G Wells gibi hayal gucu yuksek yazarlar donemin yeni guclerini zihinlerinde tartmis ve gunumuzun teknolojisini gelecegin araclari ile birlestirerek turu yaratmislardir.Steam Punk?un temelinde yer alan asil nokta insan faktorudur her seye ragmen. Teknolojinin ruhumuz uzerindeki yikici etkileri ve ilerleme ile nostaljinin carpismasi hicbir zaman bu eserlerden daha guzel anlatilmamis, daha etkileyici sunulmamistir okurlara. Dr. Jekyll ve Mr Hyde, Denizler Altinda 20.000 fersah ya da Gorunmez Adam?in karakter sorgulamalarini kimler unutabilir ki?Atomik gucun kesfedilmesi, ilk ucuslar ve uzay cagi gibi etmenler steam punk?in tur olarak bitmesine yol acmislardir. Artik atom ve tasinabilir elektrik cagidir; kimsenin buhardan etkilenmek gibi bir arzusu yoktur. Eski yazarlarinin her biri efsane olsalar da maalesef tur uzun bir uykuya yatar Dunya Savaslari Sonrasinda.1990?lar ve sonrasi ise Syber Punk akiminin yillaridir; 70?lerden baslayan internet, sanal dunya gibi kavramlarin insan evreni ya da paralel sanal evrendeki onemine deginilirken beklenmedik bir olay da olur; Steam Punk hortlar. Nostalji duygusu ve dunyanin henuz hala saf ve kesfedilmemis oldugu bir doneme arzu Alan Moore?un Olaganustu Beyefendiler Cemiyeti gibi cizgiromanlar ve Steam Boy gibi animeler ile kitaplardan cok daha farkli bir alanda bize sunar Modern Steam Punk?i.En bilinen ve guzel orneklerinden bazilari turun;Roman; Frankestain, Gorunmez Adam, Jules Verne kulliyati.Cizgiroman; Olaganustu Beyefendiler Cemiyeti, Feykelbeser {tek Turk steam punk eseridir}Anime/Animasyon; Seven Samurai, Steam Boy

Devamı...

Basit Bir Elektrik Motoru Yapalim!



Elektrikli cihazlara merakiniz var ama onlarin nasil isledigini anlamakta gucluk mu cekiyorsunuz? Evlerimizdeki elektrikli cihazlarin yuzde sekseni, bir cesit elektrikli motor aksamina sahiptir. Hatta standart bir bilgisayarda bile 6 kadar elektrik motoru bulunmakta. Anlasilan elektrikli cihazlari calisma prensiplerini anlamanin yolu, elektrik motorlarini anlamaktan geciyor. Bu mantiktan yola cikarak, basit bir elektrik motoru yapmanin faydali olabilecegine inaniyorum. Herkesin evinde bulabilecegi malzemelerle olusturulabilecek basit bir motor icin -teferruatlari atarsak- ana malzemeler soyle:
  • Bobin teli (bu uzeri iletken olmayan boya ile kapli basit bir bakir teldir aslinda, benzerleri ayni zamanda suslemede kullanildigi icin kirtasiyelerde bile var artik)
  • Miknatis (ki evinizde en azindan yere dusen igneleri toplamak icin bir tane bulunduruyorsunuzdur)
  • Herhangi bir pil (pil bulmakta sikintiniz yoktur sanirim, cep telefonunuz ya da uzaktan kumandaniz yok mu?)
Ilkin, bobin telini pilin silindirik cevresini dolanarak 10-15 kere sarin. Sarimi bozmadan siyirip cikartin.
Telin bir her iki ucunu, sarimi sabitleyecek ve birbirlerine olusan cemberin en uzak iki noktasinda duracak sekilde tespit edin.
Sarimin sekli, cemberi andiracak sekilde oldugu gibi dikdortgen seklinde de olabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken sey, sarimin disina cikan uclardaki bobin teli kaplamasini ortadan kaldirmaktir. Bunun icin bir cakmak ile telin bu noktalari atese tutulur. Boylece boya yanarak ortadan kaybolur ve telin iletken kismi ortaya cikar (iyice boyadan kurtuldugunuza emin olmak icin zimpara ya da bulasik teli ile kazima yapilabilir). Miknatisi, celik govdeli pilin govdesine tutturmakta zorlanmayacaksiniz zira kendi kendine yapisacaktir zaten. Eger sabitlenmiyorsa resimdeki gibi lastik bir banttan ya da selo teypten faydalanabilirsiniz. Ayni sekilde sarimin ekseni etrafinda donecegi ve pilden elektrik alacagi yuvalari, cengelli ignenin gozlerin istifade ederek hazirlamalisiniz. Cengelli ignelerin kilit kisimlarini, pilin kutuplarina temes edecek sekilde bantla sabitleyin.
Simdi yapmaniz gereken tek sey, sarimin uclarini duzgun bir sekilde ignelerin gozlerinden gecirmek. Gecirdikten sonra sarimin donmeye basladigini goreceksiniz!Akim pilin bir kutbundan cikip, o kutba bagli cengelli igneden ve daha sonra sarimin bir ucundan gecer. Sarimin icinde dolasir (eger kaplamasiz bir tel kullanilsaydi; sarim yekpare bir tel gibi hareket edip, akimi dolastirmadan diger kutba iletecek ve pilin asiri isinmasina sebep olacakti. Hareket olusmayacakti). Bu esnada sarimin etrafinda bir manyetik alan olusturur ve pilin diger kutbuna gider. Sarimin yakinlarinda bulunan dogal miknatis, her zaman kendinden sabit iki kutba sahiptir. Bilindigi uzere sarimda olusan manyetik alanin kutbu, dogal miknatisinki ile ayni oldugunda birbirlerini itecek ve farkli oldugunda birbirlerini cekecektirler. Bu sarimin surekli hareket ederek manyetik kutbunun konumunu degistirmesiyle motor calismis olur. Iste bu donmenin sagladigi dairesel kuvvet, farkli araci mekanizmalarla, cesitli cihazlara hayat vermektedir.Konuyu daha iyi aciklayacak bircok baglanti...

Devamı...

The Office: Tanitim



NBC?nin pek esi benzeri olmayan (Ingiliz orijinali haric tabii) sit-com dizisi The Office, adi ustunde bir ofiste gecen gunluk hayati anlatiyor. 3. sezonu surmekte olan dizide, ofis ortami ile ilgili bir belgesel hazirlaniyor ve biz olaylara o kamera araciligiyla bakiyoruz. Yeri geliyor, kahramanlarimizdan biri oturup kameraya ozel olarak bir seyler soyluyor. Ara sira kameraya bakip goz devirenler, basini sallayanlar oluyor. Bu hareketlerin cogunun hedefi ise ofisimizin muduru Michael (Steve Carell).Evet, Dunder Mifflin kagitciligin Scranton, Pennsylvania ofisinin muduru Michael Scott, insana sac bas yolduran, her hareketiyle ?neden ama neden? dedirten ve davranislariyla sadece kendisini degil bizi de utanc denizlerinde surukleyen bir karakter. Michael, isini inanilmaz derecede iyi yaptigindan, ofis calisanlari ile arasinin cok iyi oldugundan gayet emin. Yerli yersiz seyler yapmak onun uzmanlik alani; ikide bir insanlari toplanti salonunda toplayip sozum ona kisisel gelisim saglayacagina inandigi kendi icadi seminerler veriyor mesela. Ona sorarsaniz her konuda uzman; siyah kusak sahibi oldugunu soyleyen Dwight?i (ona da simdi geliyoruz) dovebilecegini soyluyor, iddiaya giriyor ve tum ofisi toplayip bir karete salonuna goturuyor ornegin. Ofis mudurlerinin verimlilik raporu sunacagi toplantiya, arka fona U2 eklenmis, calisanlarini cektigi bir video ile gidiyor. Daha neler neler... Tam bir gereksiz isler muduru Michael. Michael?in bir numarali yardimcisi ve destekcisi, varligiyla insani sorgulatan, enteresan otesi kisilik Dwight Schrute (Rainn Wilson). Dwight, ofisin en kafa karakterleri olan satis sorumlusu Jim (John Krasinski) ve resepsiyonist Pam (Jenna Fischer)?in sakalarina maruz kalmaktan bikmis durumda ama onlari suclayamiyoruz, adam kendisi saka gibi zaten. Pam, ofisin depo bolumunde calisan Roy ile nisanli ama aralarinda tutkulu bir ask goremiyoruz. Jim, Pam?den fena halde hoslaniyor ve Pam de icten ice onun kollarina atlamak istiyor, her halinden belli.
Ofisin gecici stajyer karakteri Ryan (B.J.Novak) da arkadas olunacak tiplerden. O da Michael ve Dwight?in acaip hareketlerine inanamayarak bakiyor. Ustelik Michael?in ona ekstra bir duskunlugu var ve akla zarar seyler yapiyor, yaptiriyor. Bu yetmezmis gibi ofisin Hintli karakteri Kelly ile ugrasiyor; zira kiz, Ryan ile ask yasadiklarina kendini inandirmis durumda ve Ryan kimi zaman pes etme raddesine gelip Kelly?nin kolunda surukleniyor.Iriyari ve dalgaci Kevin, hassas ruhlu hispanik kisilik Oscar, ofisin en yaslisi country insani Creed, alkolik Meredith, sevecen Phyllis, siyahi aile babasi Stanley, bosanmis insan kaynaklari uzmani Toby, ciddiyeti ve sakaya olan tahammulsuzluguyle insani buz kestiren Angela, dizinin diger onemli karakterleri.Ilk sezonu Ingiliz televizyonlarinda oldugu gibi sadece 6 bolum olan dizi, 2. sezonda 28 bolume firlayarak icimize su serpti. Nedir o oyle, 6 bolum disimizin kovuguna gitmez. 3. sezon da gayet basarili bir sekilde ilerliyor ve genel hatlariyla ozetledigim konu elbet dallandi budaklandi, kimi gelismeler ve degisiklikler oldu. Ama henuz izlememis ya da sonlara gelmemis olanlar icin ipucu vermek istemedim.Dizinin sitesinden de eglenceli ayrintilar yakalamak mumkun. Ornegin Dunder Mifflin sirket bilgileri, Dwight ile maceralar, Dwight?in blogu gibi.

Devamı...

Ufolarda Uzaylilar mi var?


(Bir akil yurutme denemesi)

Aslinda boyle bir soruyu yoneltmeden once, bir ust kategoride yer alan "ufolar var mi?" sorusunu kendimize sormamiz daha yerinde olacaktir. Ingilizce "undefined flying objects" kelimelerinin bas harflerinden turetilen ufo dedigimiz olgu, gerek soylenis bakimindan bize sagladigi teleffuz kolayligi, gerekse bilimkurgu filmlerinde, ilgili haber programlarinda, gazete haberlerinde bu sekilde kamuoyu ile paylasildigi icin, herkes tarafindan benimsenmis ve kullanilir olmustur. "Tanimlanamayan ucan obje" olarak Turkcelestirebilecegimiz ufo kavrami, anlam itibari ile "tanimlanamayan" ibaresi icermesinden dolayi muthis bir esneklik kazanarak hicbir mesruiyet sorunu yasamadan varligini isbat etmektedir.
Evet, ufolar vardir! Zira dunya uzerinde ucan "herseyi", "her an" tanimlama imkanimiz bulunmamaktadir.
Buradan hareketle elbette bir alt kademeye inerek "tanimlanamayan" sozcugunun de altini desmek gerekmektedir. Soyleki; burada "tanimlamakla" mukellef merci nedir? Kim olmalidir? Eger bilimsel, elle tutulur gerceklere dayanan bir cevap ariyorsak, elbette tanimlamayi gerceklestirecek kurumlar, ozel/tuzel bilimsel kuruluslar olmalidir cevabini vermeliyiz(Tubitak , Nasa, ESA, vb.). Ancak pratik hayattaki uygulamalara bakilacak olursa, tanimlama veya tanimlayamama eylemi, genellikle bilimle alakali olmayan siradan insanlarin bireysel sahitlikleri, bu tip kisilerin baslarindan gectiklerini iddia ettikleri olaylar, bu kisilerin cekmis olduklari fotograf/video vb. materyaller kullanilarak gerceklestirilmektedir. Tanimlanamayan denildiginde, misal; "Yeni Gine'de daha onceden tanimlanmamis yepyeni bir tur bulundu" cumlesinde oldugu gibi yontemi, sinirlari belirli akademik bir anlam cikartilmamalidir. Bahsi gecen kisilerin, karsilastiklari anda, anlam veremedikleri, anlayamadiklari havada gorulen isiklar, sekiller, cisimler vb. oldugu dusunulmeli, profesyonel bir astronom, fizikci, vb.'nin orada onlara eslik etmesi durumunda, bir ihtimal olayi acikliga kavusturarak tanimlama islemini gerceklestirebilecegi dikkatten kacmamalidir.Insanlar neden havada tanimlayamadiklari sekiller gorurler? Cevabinin izini surecegimiz bir sonraki soru bu olmali sanirim.
Bunun iki ana nedeni oldugunu soyleyebiliriz? Bunlari da fiziksel ve metafiziksel gercekler olarak siniflandiralim. Metafiziksel olaylar, yuzyillardan beri soylenegelmis,melek, seytan, cin, peri vb. gozle gorulmez yaratiklarin nadiren gorunur olduklari ve ortaya ciktiklarinda da UFO olarak adlandirildiklari tezine dayanmaktadir, . Fiziksel gercekler metafizik olanlari kapsamadigindan ve metafizik olgularin, bilimsellikten ziyade, inancla alakalandirilmalarindan oturu bu kategoriyi gecerek asil kulvara, fiziksel/bilimsel gercekliklere gelelim. Insan neden gokyuzunde tanimlayamadigi sekiller gorur? Sorunun muhtemel yanitlarini listeleyecek olursak su sonuclara ulasabiliriz;
O isiklar;
  • gercekten elle tutulur uzay gemileridir. Icerilerinde badem gozlu, kilsiz tuysuz keltos uzaylilar bulunmakta ve bizi dinmez bir merakla onlarca senedir rontlemekte, her salakligimizda "su insanlar da ne garip yaratiklar" deyip muhohohohaaa diye kozmik alemlerde erol tas kahkahalari savurmaktadirlar.
  • astronomik cisimlerdir (ay, gezegen, yildiz. (her gece bir yildiz oncekinden 4 dakika erken dogar dolayisi ile erken batar, gokyuzu surekli bir degisim icerisindedir, kaldi ki gezegenler gokadalardan bagimsiz olarak gokyuzunde bir seyir izlerler, dolayisi ile her aksam yerleri degismektedir, bir ay once dikkati cekmeyen bir bolgede, bir ay sonra parlak bir gok cismi belirebilir ve ertesi gun de yok olabilir) ).
    Bir Amerikan baskani olan Jimmy Carter dahi ufo gordugunu iddia etmis, daha sonra gordugunun Venus oldugu anlasilmistir (Aslinda mevcut baskan George Bush'un akildan ziyadesi ile uzak davranis ve konusmalari goz onunde alindiginda, UFO'lara inanmanin sinirlari konusunda bir Amerikan baskaninin yanilgisi matah bir ornek olmayabilir, bu hususta affiniza siginiyorum)
  • meteorolojik cisimlerdir (bulut, meteoroloji balonu, ruzgar tarafindan suruklenen herhangi bir sey)
  • insan yapimi cisimlerdir (suni uydular , ucaklar, daha once varliklari bilinmeyen askeri ulasim araclari)

  • kisinin/kisilerin gordukleri halusinasyonlar, mental bozukluklar nedeni ile olmamis olaylari olmus gibi zannetmeleri.
  • isik oyunlaridir (kuzey isiklari, evden disariya baktiginiz sirada, cama yansiyan isik, vb.)

  • herhangi bir optik cihaz kullanilarak gozlem yapiliyorsa, gozlem hatalari (cihazla zum yapildiginda goruntu en ufak titresime dahi asiri hassas hale gelir ve birden gorus alanindan kaybolarak hizla hareket ediyor izlenimi uyandirir, cogu video goruntusunu asiri zum yapilmis edavat'la izliyor olmamiz bundan dolayidir).
  • ufo sarlatanlari (bunlar bizzat sahte goruntuler ureterek insanlari etkilemeye calisirlar)
    Bu adamin su linkte verdigi cizimlerin hepsi, mutfak lambasini cektigi resimden kendisi tarafindan uydurulmustur.

Veya soyle goruntuler kullanilabilir;Tum bu maddeler sonucunda, elde edilen ufo ile ilgili materyalin %95'inin aciklamasinin (sahtekarlik, optik yanilgilar sonucu olusan goruntuler, vb.) getirildigini belirtmek istiyorum.elbette kalan %5'in, ufolarin uzayli olup olmadigi konusunda bize yine net %100 bizleri ikna eden bir bilgi verememektedir. Gunumuzde dijital fotografcilik imkanlarinin geldigi noktalar goz onune alindiginda, gelecekte de ufolari kullanarak dikkat cekmek isteyen bir cok insanin olacagi asikardir.Icerdikleri bilinmezlik nedeni ile ufolar, haklarinda tartisilmasi en kolay konulardan birisi. Ufolar uzaylidir demekle ufolar uzayli degildir demek arasinda bir fark bulunmamaktadir. Sonuc olarak iki onermede deneysel olarak sinanamaz iki tezdir. Ufolar uzaylidir diye iddia eden her kalem aksi belirtilmeden, ancak ve ancak sadece ufolarin uzayli olduklarina dair sozde delillerini siralar birbiri ardina. Onca olaylar dizinini topladiginizda, bir de bakmissiniz elinizde kocaman bir de kitap olmus (piyasada ornegini bulabileceginiz onlarca kitap)Bu tip kaynaklar karsisinda yapmamiz gereken, hislerimizle hareket etmek yerine, insana bahsedilen akli kullanarak elle tutulur deliller elde ederek bir yerlere gelmeye calismaktir.

Devamı...

Ana hatlari ile bilim kurgu kitaplari tarihcesine kisa bir bakis..


Bilim kurgu adini verdigimiz edebi akimin tarihi sanilandan cok daha eskiye dayanmaktadir. Bu alanda verilen ilk eserler Lukianos tarafindan millattan once yaklasik ikinci yuzyilda verilmistir. Yazar olmus bir oyku adiyla cikan kitap dunya disindaki gezegenlere yapilan yolculuklari anlatiyordu ve donem filazoflari ile alay etmek amaci ile yazilmisti.Bilim kurgu'nun sonraki duraklari icin uzun sure beklemesi gerekiyordu. Kepler'in Sombium adli eseri ya da Voltaire'in Micromega adli kisa oykusu dunya disina yapilan yolculuklar ve insanin farkli ortamlarda yasayacagi maceralar ile ilgili onemli fakat bilimsel temelden yoksun birer ilk-adim denemeleri idi. Oyku ya da roman olarak bu kadar gec tarihlerde ortaya cikan bilim kurgu kendisini dini yazitlarda cok rahat bir sekilde sergiliyordu aslinda. Israil'lilerin Golem'i yaratilmis bir canliydi ve robot islevi goruyordu. Temel olarak olen bir insan vucudunun canlandirilmasi ve yaratilanin sahibine duydugu kizginlik baglaminda incelenirse Mary Wollstonecraft Shelley tarafindan 1816'da yazilmis olan Frankenstein romani ile buyuk paralellik kurdugu da gozlemlenebilir. Ayni sekilde Amerika mitolojilerinde gorulen uzaydan gelenler de ?ki daha sonra Erich Von Daniken ve takipcileri tarafindan olusturulan uzayli incelemeleri akimina kaynaklik ederler- dinsel baglamda da olsa ilk bilim kurgu ornekleri arasina girebilirler.Modern anlamda bilim kurgu?nun ortaya cikisinda bazi klasik yazarlarin rolu yadsinamaz. Jonathan Swift , 1726'da yayimladigi "Gulliver'in gezileri"nin ucuncu cildinde acikca bu konuya egilir.Cuceler ve devler ulkesinden sonra Gulliver?in gittigi ucuncu ulke ucan kaleleri ve teknolojik egilimleri ile Frankenstein ile beraber hem bilimkurgu hem de steam punk adli alt kulturun ilk baslangici sayilabilirler. Micromega bu baglamda fantastik kurguya bilim kurgudan cok daha yakin oldugu icin modern incelemeler arasinda yer almaz. Modern bilimkurgunun babasi sayilan Jules Verne?ye gecmeden once ilk ortaya cikan akim olan Steam Punk?tan bahsetmek istiyorum. Tabi ki asil amac su anki adini almis olan bilim kurgu yazmak degildi; daha cok insanlari eglendiren maceralara sokmayi amaclayan bir turdu. Basit olarak bakilirsa gecmiste gecen, o cagin teknolojisinin cok ustunde teknolojik ve bilimsel icatlar kullanilan macera romanlari idi steam punk. Tur yuz yildan eski olsa da adi birkac on yildir; syber punk akiminin cikmasi ile kendisine bahsedilen bu turun kokeninde sanayi devrimi yatar. Insanlarin kaldiramadigi kadar hizli gelisen sanayilesme surecinde bazi hayal gucu yuksek yazarlar (Jules Verne, H.G. Wells vs..) bu turu ortaya cikartmislardir. [Klasik steam punk?i burada kesiyorum, modern steam punk 60 sonrasi akimda incelenecek] Jules Verne bilim kurgu turunun en cok saygiyi hak eden yazarlari arasindadir. H.G.Wells ile birlikte bilimin ve yuksek teknolojinin hakim oldugu ?bazi durumlarda da istisnai zeki beyinlerin urunu oldugu- kitaplar yazan yazarlarin onculeri ve hayal gucu en kuvvetlileri arasindadir. Denizler Altinda 20.000 fersah, Aya Seyahat gibi kitaplarda gelecegin teknolojileri onceden anlatilir. Jules Verne bu acidan 20. yy?in Da Vinci?sidir.
Diger buyuk klasik ekol donemi ustadi ise Wells?tir. Wells hem insan psikolojisi hem de teknolojiyi yapitlarinda birlestiren ilk ustalardandir. Gorunmez Adam, Zaman makinesi gibi yapitlarinda doneminin ?ve hatta bizim donemimizin- ustu bir teknolojiyi ele almakla kalmayip eline gecen gucu kullanan insanlarin kisiligindeki guc arzusu temelli degisimleri de ele alir; bu tarzin en guzel ornegi de gorunmez adamda kendisini belli eder. Ayni zaman ve ekolun temsicilerinden oenmli bir kitap da Dr Jekyll ve Mr Hyde?dir.Bilimkurgu ikinci ana sicramasini Birinci Dunya Savasindan sonra yapmistir. Ucaklar ve nukleer arastirmalar, artik evrene acilabilmenin hayal degil, sadece zamanini bekleyen olacak bir olay oldugunu ortaya cikartinca bilim kurgu da insanin ozundeki en onemli soruya, disarida yalniz olup olmadigimiza, uzayda neler olabilecegine odaklanmistir. Fantastik kurgu ile birlikte gelisen bu akimin onculeri iki tarafta da siniflandirilan Robert E. Howard?in Conan adli eseri ve H.P. Lovecraft?in Cuthulhu mitoslarini olusturan oykulerdir. Conan?daki buyuculer ve benzer gucleri olan zeki adamlar hayvanlara zeka kazandirmaya ya da boyutlarin otesini arastirmaya calisirken Lovecraft?in eserlerinde uzaydan gelen canlilarin gelismis uygarligi hakkinda bilgiler verilmekte; farkli hayatlarin dunyanin gecmisini nasil degistirdikleri anlatilmaktadir. Deliligin Daglarinda bu acidan Lovecraft hikayeciliginin temelini olusturmaktadir.Howard, Lovecraft gibi yazarlar bilim kurgunun en hizli yayildigi donem olan Pulp akimi zamanina rastlar. Bu ucuz dergiler herkesin alabilecegi fiyatlarda cikip, o donemde edebi akima yon veren insanlarin goz ardi ettikleri hayalgucu konsuna odaklanan iyi ? kotu butun yazilara yer vererek fantastik kurgu, bilimkurgu ve cizgiroman turlerine altin yillarini yasatmislardir.Altmisli yillara geldigimizde Ikinci Dunya Savasi sonrasinda atom bombasi ve uzay teknolojilerindeki gelisim bilimkurguya yon vermeye baslamistir. Bilim?in temel alindigi bu turde uzay cagi temasi bas tacidir. Uzaya yapilan seferler, farkli turlerle tanismalar, aya ve diger gunes sistemi gezegenlerine yolculuklar/yerlesmeler gibi temalar artik bilimin isiginda oluyor; hatta bilimkurgu bilime yol gosteriyordu. Bu akimin en unlu yazari Arthur Clarke Rama ve 2001 bir Uzay Yolculugu serilerinde bilimsel gelismelerden feyz alan ve bazi noktalarda ona onculuk eden ?haberlesme uydulari vb? teknolojilerin gelistiricisi Clarke?tir- yazimi ile bu iki tur arasindaki bagi kurmus ve bilim kurgu ismine kaynaklik edenlerden birisi olmustur.Ayni yillarda ikinci ana kol da gelismeye baslamisti. Utopya, Gunes ulkesi gibi eserler ve Marxsizm?e yanit olarak ortaya cikan Anti-Utopya turu insanligin tek noktaya yonelmesi, siniflandirma, globalizm, kapital cikar catismalari gibi doneminin onemli sorunlarina da cevap niteligindeydi. Zimyadin?in biz eseri, Orwell?in 1894?u, Delany?in klasiklesmis saheseri Triton bu akimda gunumuze kadar one cikan yapitlardir. Tek birey gibi davranan, medya ve devlet gucu sayesinde hafizasini kullanamayan, boyun egmis modern kapital bireye ve savas&cikar iliskisi ile dogan Dunya Savasi sonrasi duzene Baby Boomers adi da verilen savas sonrasi cocuklarinin tepkisiydi Anti Utopya. 68 kusagi ve cicek cocuklar, pasifist anarsizm gibi temelleri kendisine mal eden bu turun en unlu ismi ise Mulksuzler ile suphesiz Ursula K. LeGuin?dir. O sadece sinifsiz bir toplum isterken ayni zamanda bunun da yol acacagi zararlari anlatmaktan cekinmeyen bir anarsisttir ve psikolojik bilim kurgu turunun en buyuk ustalarindan birisidir. Bu zaman diliminde Rusya?da ortaya cikan degismelere de deginmek gerekir. Altin Cag olarak adlandirilan 50?li yillarda yilda binlerce kitap gibi inanilmaz sayilarda gelisen Rus bilimkurgusu tamamen teknik gelismelerle paralel ilerliyor ve Soguk Savas etkisi ile uzaya aciliyordu. Bu durum insan psikolojisi temelli yazilari ile Stalinslaw Lem ve Issac Asimov tarafindan degistirilmis ve topluma bakis acisi, insanlik kavrami ve robot-insan iliskileri temel alinan yeni bir yere dogru itilmistir. Asimov?un Uc Robotik Kurali ve Lem?in Solaris?i ?insan? kavraminin ne oldugunu sorgulayan aykiri yapitlardir. Bu konu ile ilgili incelenmesi gereken yazarlardan birisi de Blade Runner ile Philip K.Dick?tir.Gunumuze gelindiginde bilim kurgunun bakis acisindaki tarihsel degisimi gozlemek zor bir olay degildir. Bilimin her sey oldugu dunyada kendisini kaybeden bireylerin yasamlarini anlatan, bilimsel boyutu yerine psikolojik boyutu ile isin ilgilenen yazarlar bilim kurgunun tacini elde etmislerdir. Asiri teknolojik yasam, toplumdan kopus, teknolojinin her alani ele gecirmesi gibi konular yuzunden paranoyaklasmis ya da yalnizligin pencesinde olan insanlari anlatan sosyal-psikolojik yazim tahti ele gecirmistir. Hala yazim hayatini surduren LeGuin, aramizdan ayrilmis olan Asimov ve Clarke gibi isimler bu yeni turun hem kuruculari, hem de en unlu temsilcileridir. Fakat siber punk ve steam punka da ilham kaynagi olmuslardir.Siber punk ve (modern) steam punk akimlari icin post modern bilimkurgu terimini kullanabiliriz. Artik bakis acisi evrenin sonsuzlugundan ve galaksiler arasindaki yasamin cekiciliginden bu yazilanlarin gerceklesmeye baslamasi yuzunden insanin kendisine kaymistir. Gothe?nin unlu lafi ?insan, insanin olcusudur?de gorebilecegimiz gibi sosyo-psikolojik yaklasimlar ile yogrulan modern teknolojik hayatin problemleri kendi icimize, ruhumuza ve toplumumuza, onlarin alabilecegi sekle goz atmamiz zorunlulugunu dogurmustur. Siber Punk bu amactan yola cikar; internetin yarattigi kisilik kaymalari, devletlerin gozetimindeki insanlarin paranoyalari gibi konulari ile alir. 70?li yillarda ortaya cikan John Brunner?in Sok Dalgasi Suvarisi ya da Harry Harisson?un Paslanmaz Celik Sican adli kitaplarinda kendisini bulan siber punk gunumuzde Tad Williams?in basyapiti Otherland serisinde oldugu gibi mitoslar, internet, harcanabilir yasamlar ve gelecek tasarimlari arasinda yol almaya calisan kompleks bir edebi ture donusmustur. Turkiye?de bilimkurguMaalesef sanayi devriminin gec ulasmasi edebi bakimdan da Turkiye (ve Osmanli tabi ki) tarihinde onarilmaz kayiplara yol acmistir. Modernizmin getirisi olan bu tur yurt disindaki tarihinden yuzyillar sonra ulkemize gelebilmistir. Fakat gene de edebi acidan olmasa da turun yayginlasmasi acisindan onemli yazarlarimiz mevcuttur. Bunlari liste ile vermek gerekirse;Zuhtu Bayar = Geysa Android Sirketi, Tutuklu Bilinc ve bilim kurgunun tarihcesini inceleyen, maalesef su anda butun aramalarima ragmen bulunamayan bilim kurgu ve gerceklik adli kitaplari.Atilgan ve Nostoramo bilim kurgu dergileri.Turk Bilim Kurgu Oykuleri (Ozlem Alpin Editorlugunde) = Oyku AntolojisiMehmet Emin Ari = Oyku YazariMufit Ozdes = Metis Bilim Kurgu serisinin tek Turk yazarli kitabi olan Son Tiryaki adli bilimkurgu oykuleri kitabinin yazari.Memo Tembel Cizer = Feykel Beser adli lombak dergisinde yayinlanan cizgiromani ile ilk turk Steam Punk serisini olusturmustur.Fatih Catallar = Donusum (1995 ) ve Evrenin Kapisi ( 1997 ) adli eserleri vardir, Hawking gibi unlu bir profesorun on soz yazdigi ve dunya litaraturunde kabul goren ilk Turk bilim kurgu eserlerinin sahibidir.Mehmet Acar = Anarsik Rehavet adli bilim kurgu oyku kitabi vardir.Ozlem Kurdoglu = Son Cephede Safak adli kitabi yazmistir.Evren Imre = Kiyamet Sirki?nin yazaridir.Olumsuzler = Xasiork yayinevinden cikan oyku antolojisi.Dogu Yucel = Dusler, Kabuslar, Gelecek MasallariUzayda iki Turk Cocugu = Hadi BesleyiciHaldun Aydingun = 2000?li yillarin oykuleri.

Devamı...